17 Mayıs | Her Gün Biri

Her Gün Biri: Çok yazarlı blog

17 Mayıs

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz oylanmadı)
Loading ... Loading ...

Bugün, 17 Mayıs 2009. Özellikle seçmemin sebebi olan 17 Mayıs 2000’in üzerinden tam 9 sene geçmiş, dile kolay. Her Gün Biri projesini ilk duyduğumda kafamda beliren ilk tarih olmuştu 17 Mayıs. Futbol severler için özel bir gündür Türkiye’de, birçok şeyin değiştiği bir gündür aslında. Öyle bir gün ki birkaç sene öncesinin 17 Mayıs’ında sevdiceğin doğum günü olmasına rağmen onu bile unutturur, başka şeyler anımsattırır.. Söz konusu benim gibi bir “futbol dilencisi”yse hele..

gs
Futbolun az gelişmiş ülkelerde daha çok sevildiğinden bahsedilir klişe olarak. Acaba öyle mi? Hafızam beni yanıltmıyorsa, 18 Mayıs 2000 günü gazete kenar manşetlerinin birinde 11 kişinin kupa sevinci yaşanırken, magandalarca öldürüldüğü yazıyordu. Bakar mısınız olaya, 11 ölü. Hem de maganda kurşunları ile. Sonra kupanın sağa sola götürülürken düşürülüp kırılması, tamir ettirilip o şekilde geri iade edilmesi.. (Kupanın orijinalini alabilmeniz için birkaç kez kazanmanız gerekiyor. Eğer o sene kazanan takım, o sayıya ulaşamamışsa aynı kupa senelerce döner durur.) Her Galatasaray – Fenerbahçe tartışmasının “Ama bizim UEFA Kupamız vaaaar!” şeklinde tamamlanması..

Çok uzatmayacağım. 9 sene önce kupayı getiren penaltıyı gole çeviren Popescu’nun ve spiker & yorumcu Levent Özçelik – ve “Mr. Kolektif Futbol” Ömer Üründül şu sözleri ile finişi yapıyorum.

G. Popescu: “O zaman Seaman (Arsenal’ın o dönemki efsane, İngiliz kalecisi) sanki 4 metre boyunda görünüyordu… Sanki kale bu kadar (iki eliyle ufak olduğunu gösterir) o ise kaleden taşıyordu gibi geldi! (Yukarıyı göstererek..) – Yukarıdaki böyle istedi!!

Arka planda maç boyu beynimize kazınan Beethoven’dan Fur Elisa’nın hızlıca çalan melodisi ile. =)
L. Ö: “Haydi Popescu.. Haydi oğluuum, haydi oğluuum…” (Popescu hızlıca köşeye vurur ve L.Ö. kopar..)
Ö. Ü: “Goooool… …. Goooooool! Goool Levent’çim goool..”
L. Ö: “Kupa biziimm, kupa bizim!.. Tanrım, tanrım şu güzelliğe bakın, tanrımm kupa bizimm..”(Kopuş devam.)
M. Ü: “Korkunç bi’ şey!”
L. Ö: “Allah’ım sana şükürler olsun.. Allah’ım sana şükürler olsun..”

PS: Aynı zamanda koyu bir FC Barcelona taraftarı ve üyesi olduğum için 17 Mayıs’ın benim için daha özel bir yeri var. Birincisi, 17 Mayıs 2006, futbol sahalarının ve Camp Nou’nun şahitlik ettiği ender yeteneklerden Ronaldinho’nun başı çektiği sezonda yine Arsenal’a karşı Şampiyonlar Ligi’ni kazanmamız.. (Arsenal’ın başında o zaman da Arséne Wenger vardır ve 6 sene sonra yine bir final kaybetmiştir, makus talihini yenememiştir. Hala da yenebilmiş değildir.)

İkincisi, 17 Mayıs 2009, yani bugünün ilk saatlerinde resmen ilan ettiğimiz 19. İspanya La Liga şampiyonluğumuz.

Gel de unut 17 Mayıs’ı…
Gel de kız arkadaşın doğum gününü hatırla…
Bir daha birine aşık olacaksam önce nufüs kağıdına bakıp öyle karar vereceğim!


  • Ben bu 17 Mayıs’ı neden düşünememişim ki? :) Çok güzel tarih, bravo.

Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemesi aracılığıyla takip edebilirsiniz.