Bir Doğum Günü Denemesi; Tecrübeli Başlangıç | Her Gün Biri

Her Gün Biri: Çok yazarlı blog

Bir Doğum Günü Denemesi; Tecrübeli Başlangıç

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, ortalama: 5,00) 5 üzerinden
Loading ... Loading ...

Bu ince zeka ürünü blogda yazmak isteyen hemen herkes gibi ben de doğum günümü seçtim, nedense. Hiç hatırlamadığımız, hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bir günü diğer günlerden daha fazla önemsiyoruz. Henüz hiç hata yapmadığımız bir gün o gün. Bilsek de yapılan hataların bizi büyüdükçe olgunlaştırdığını, tecrübe kazandırdığını, düşünmeden edemedim çok daha az hatalı bir yaşamı. Hayal etsenize; daha doğduğumuz andan başlayarak, çocukluk ve gençliğin içinden geçip, yaşlılığa ulaşırken hep kulaklarımızda olsaydı, tecrübenin sözleri, düşüncenin ifadeleri. Deneyimli doğsaydık yani bir nevi?

“There is no cure for birth and death save to enjoy the interval.” deseydik doğar doğmaz, George Santayana gibi ve hemen ağlamayı kesip zevk almaya baksaydık bu yeni dünyadan.
Leo J. Burke‘in “People who say they sleep like a baby usually don’t have one.” dediğini işitseydik de rahat bıraksaydık biraz uyusaydı annemiz babamız.

“There’s no point in being grown up if you can’t be childish sometimes” ya da
“One of the most obvious facts about grownups to a child is that they have forgotten what it is like to be a child
.” denildiğini anımsasaydık da büyüyünce hatırlamak için yazsaydık bir tarafa neler hissettiğimizi, çocukluklar yaparken çocukluğumuzda.
Hatta, “A child becomes an adult when he realizes that he has a right not only to be right but also to be wrong.” sözünü bilip de daha cesur yaşasaydık, daha korkusuz yetişseydik. Takma bıyıkla, ya da kırmızı rujla yetişkin olunmayacağını anlatsaydık küçük arkadaşlarımıza.

Hem Oscar Wilde‘ın “To get back my youth I would do anything in the world, except take exercise, get up early, or be respectable.” hem de
Franklin D. Roosevelt’in “We cannot always build the future for our youth, but we can build our youth for the future.” sözlerini anlayıp kendimiz verseydik kararımızı gençlik ve gelecek konusunda. Ya da tuttursaydık dengeyi “Make wisdom your provision for the journey from youth to old age, for it is a more certain support than all other possessions” sözleri ışığında. Akıl katarak 24 saatlerimize, sahip olsaydık, sahip olmaya çalıştıklarımızın bize sahip olmaya başladığı 24 saatlere.
“In youth we learn; in age we understand”‘ini duyup Marie Ebner von Eschenbach‘in, öğrenirken anlamaya da çalışsaydık gençlik boyunca.

Ve her doğum günümüzde, bizi sevenlerin dünyaya gelmemizi andıkları her günde “Man’s main task in life is to give birth to himself, to become what he potentially is” deyişini hatırlasaydık  Erich Fromm‘un ve he yıl yeniden başlasaydık çalışmaya, potansiyelimize ulaşmak, doğumumuza ve ölümümüze anlam katmak için.

28 Eylül’de yada 365 günün her hangi birinde doğmuş herkese, evet bu ekrana bakan gözlere mutlu gülümsemelerle dolu yıllar, anlamlı yaşamlar dilerim.

Yazarın Peşin Notu: En kısa zamanda bu yazıdaki tüm özdeyişleri Türkçeye çevirerek düzelteceğim.

Paylaşım:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Ping.fm
  • Posterous
  • Twitter
  • PDF


Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemesi aracılığıyla takip edebilirsiniz.