Denizlerin İnanılmaz Derinlikleri
27 Nisan 2008.. Tam 1 yıl önce bugün. Doğum günümden belki de daha önemli bir gün benim için. Bu tarih, ilk dalış brövemi aldığım tarih çünkü.
Baştan başlayalım, nedir bu bröve? Kişilerin, dalış yapabilmeleri için aldıkları eğitim sonrası verilen sertifikaya verilen isimdir. Bir nevi ehliyettir yani. Ama size sadece bir olanak sağlamaz, inanılmaz ve bambaşka bir dünyanın kapılarını açar.
Hayal edin, yer çekimsiz bir ortamda, havada asılı duruyorsunuz.. Üzerinizde hiçbir ağırlık hissetmiyorsunuz.. Etrafta ne bir gürültü, ne rahatsız edebilecek bir etken var.. Her taraf mavi, her taraf sakin, duyabileceğiniz tek ses regülatörden çikan havanın rahatlatıcı sesi(tabi şanslıysanız yunusların sesini de duyabilirsiniz)
Suya ilk girdiğiniz an, her şey değişir zaten. Düşünün 12 saat yol, uykusuzluk, yorgunluk, açlık. Ve dalış noktasına vardığınız sabah dalış var. Ama suya atlayıp da onu hissettiğiniz o an ne bir ağrı, ne bir rahatsızlık kalıyor. Hele ki yavaş yavaş aşağı inerken, etrafınızdaki dünya değişirken.. Sonrası tamamen Show motion bir film gibi, her şey yavaş, her şey sakin. Kendinizden büyük bir caretta caretta ile yan yana yüzdüğünüzü düşünün. 150 kiloluk deniz aslanlarını evlerinde gördüğünüzü, dev ahtapotlarla oynadığınızı, mürenleri belgesellerde değil de gerçekte gördüğünüzü.. Veya dünyanın en güzel dalış noktalarından biri sayılan Kaş’taki Kanyonda sırt üstü yatıp, yukarıdaki sonsuzluğa bakın, batık gemilerin içlerinde dolaşarak Titanik’ten daha heyecanlı anlar yaşayın..
Baştan uyarayım, bağımlılık yapar, ama herkesin kesinlikle yaşaması gereken bir deneyimdir.

(3 oy, ortalama: 4,33) 5 üzerinden 
Her gün farklı bir yazarın kendisi için önemli bir günü anlattığı HerGünBiri.com'a hoşgeldiniz!
