Futbol = Hayat | Her Gün Biri

Her Gün Biri: Çok yazarlı blog

Futbol = Hayat

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz oylanmadı)
Loading ... Loading ...

futbolAcaba gerçekten öyle mi? Bu soruyu insanlara sorduğunuz zaman alacağınız cevaplar çok zıt olacaktır. Bazıları ‘Olur mu öyle şey, futbol ne kadar önemli olabilir ki?’ derken bazıları da ‘Futbolsuz bir hayat düşünemiyorum’ diyecektir. Peki bu herkesin peşinden koştuğu futbolu bu kadar önemli kılan ne?

Futbolu orta okul hazırlıktaki hocam ’22 maymunun topun peşinden koştuğu aktivite’ şeklinde yorumladığında bütün sınıf ne diyor bu adam diye duraksamıştık. Sonraları futbola olan ilgim artmaya başladıkça hocamı hatırlayıp sözlerine ‘30 bin kişinin de seyrettiği’ bölümünü ekledim. Ancak yine de futbola, maça gitmeye olan ilgim azalmak yerine gittikçe artıyordu. ÖSS’ye hazırlandığım sene düzenli olarak maça gitmeye başlamıştım ve o yıldan sonar İrlanda’ya taşınana kadar kaçırdığım iç saha maçları bir elin parmaklarını geçmezdi. O yıllar içinde maç günlerine denk gelen konserler oldu, arkadaş buluşmaları oldu, doğumgünleri oldu. Ancak hepsinde benim geç kalmamın veya hiç gitmememin sebebi aynıydı: “Kusura bakmayın maç var”. 2 haftada bir, bir günümü ayırıyordum futbola. Sadece bir gün de değil gerçi, geriye kalan zamanlardan da futbola kaymalar oluyordu.

Bazı zamanlarda geriye dönüp baktığımda düşünüyorum, bazen üzücü de geliyor futbola bu kadar önem vermek. En yakın arkadaşının doğumgünü kutlamasına geç gitmek için futbol yeterli bir sebep miydi ki? Bir maç kaçırsam ne olurdu?

Bu sorunun cevabını o ortamın içine girmeden verebilmek imkansız. Arkadaşlarınızla maç seyretme keyfini yaşamadıkça, onlarla omuz omuza verip eğlenmedikçe, bağırmadıkça bu soruyu cevaplamak o kadar zor ki? İrlanda’ya gelmeden önceki son maçımda maç öncesi arkadaşlarımla vedalaşırken farkettim ben aslında futbolun benim için tam ne ifade ettiğini. İyi bir iş için, iyi şartlarda, iyi bir ülkeye gidiyordum; ancak o gün farkettim ki o eğlenceyi, o tadı, o coşkuyu bırakıp gidiyordum aslında. Gerçi İrlanda’da da futbol konuşup, izliyoruz. Ancak hepimizin aklında o sırada Türkiye’de kendi sahasında maç seyretme tutkusu bulunuyor, burada yaptıklarımız sadece yaraya tampon uygulamak. Oradaki atmosferi, insanların birbirine karşı olan bağını, o dostluğu özlüyorsun. Türkiye’den kilometrelerce uzakta insanlar hala tuttuğu takımı konuşuyorsa, kilometreleri o takımı için gitmeyi göze alıyorsa, futbol=hayat denklemi çok da yanlış hale gelmiyor.

Yazdıklarım gerçi madalyonun sadece bir yüzü, elbetteki madalyonun diğer yüzü de var. Taraftarlıktan holiganlığa geçiş, işi düşmanlığa sürüklemek, insanlıktan önce futbol taraftarlığını ön plana almak, vs… Bütün bunlar futbolu seven insanlara, 22 maymuncuların bakışını daha da kötüleştiriyor; ancak yine de hiçbiri bizim 22 maymunun peşinden koşmamızı engellemiyor. Farklı renklere gönül vermiş olsa bile herkese sevgiler, saygılar. Renkler umrunda olmayanlar da kusurumuza bakmasınlar, bencillik ediyoruz belki bu sevgiyi tek başımıza yaşayarak onların haberi bile olmadan. Onlar da bizi anlayışla karşılasın. İyi ki varsın 22 maymun!!! Nisan sonu buluşacağım seninle tekrardan.

Paylaşım:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Ping.fm
  • Posterous
  • Twitter
  • PDF


Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemesi aracılığıyla takip edebilirsiniz.