HÜZÜN ve İHTİYAR | Her Gün Biri

Her Gün Biri: Çok yazarlı blog

HÜZÜN ve İHTİYAR

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy, ortalama: 4,67) 5 üzerinden
Loading ... Loading ...

“Nedir içindeki bu bitmez tükenmez neşenin sebebi, Geyik Mühendisi?” diye sordu ihtiyar.
Yanıtlaması zor bir soru değildi.
Nitekim matematiksel olmayan bir çok sorunun cevabı hep kolaydı benim için.
Söz oyunları benim işimdi, kim karşılığını verirse onun tarafını rahatlıkla savunurdum.
Yaradılışı savunabilir, evrimi çürütebilirdim.
Fakat aynı önemlilik derecesine sahip kozlarla evrimi de bir o kadar iyi savunurdum.
Olay her iki tarafı da haklıymışçasına bilmekten geçiyordu.
Ve ben kendimi bildiğime göre, çok basitti bu sorunun cevabı.
“Hüzün” dedim ihtiyara. “İçimdeki neşenin hammadesi saf hüzün.”
İhtiyar bilgeydi.
İhtiyar alimdi.
Yine de şaşırdı bu cevaba.
Ama ben onun bu şaşkınlığına hiç şaşırmadım.
Çünkü biraz da bunamıştı ihtiyar.
O yüzden ne alimliği tam olarak alimlikti, ne de bilgeliği bilgelik…

***

İçindeki hüznü harmanlayıp budaklayıp karşındakine neşe olarak verebilmek güzel bir şey. Ama bir o kadar da yorucu. Anlatmadığın için yalnızsın. Anlatmadığın için tüm sorumluluk senin. Anlatmadığın için çözümler sadece senin yaratıcılığına kalmış. İçin dışın bir değil. Biraz iki yüzlülük var gibi, ama kesinlikle bencillikten değil. Cildin, tenin ne kadar parlak; gözlerin ne kadar ışıltılıysa için o kadar karanlık. İlkokulda Sosyal Bilgiler kitabındaki fotoğraflarda bolca sigara dumanı sömürmüş akciğerin altın sarılığında cazibeli bir şekilde parlamasına benziyor bu olay.

İşin melankolisinde değilim. Arabeskinde hiç değilim. Öyle olduğunu düşünüyorsanız eğer, arabesk rockçı Erhan Güleryüz’ü bir zamanlar terk eden Cemil Özeren gibi terk edebilirsiniz beni. Saçlarınızı sıfıra vurmanıza ve ayrıca güneş gözlüğü takmanıza da gerek yok. Ben terk edilmeyi böyle sevdim çünkü. Onlar gibi ’severek ayrıldığımda’ gözlerimi iki siyah cam ardına saklamayı hüner saymadım. Gözyaşları da pek bir maharetten değil. Yine en güzeli biraz yorulmak, en güzeli o hüznü gözlerimde neşeye çevirmek sanki. İnat değil mi!

Paylaşım:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Ping.fm
  • Posterous
  • Twitter
  • PDF


Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemesi aracılığıyla takip edebilirsiniz.