İyi ki Doğdun Merve!
“Yaşamında, en çok yakınlaşma isteği duyacağın kişiler, senden uzaklaşma gereksinimini en çok duyan kişiler olacaklar…”
Oruç Aruoba’nın bu güzel sözüyle başlamak istedim. Hepimizin hayatından dönem dönem insanlar geçip gidiyor. Kimileri kalıcı oluyor, kimileri geçici, kimilerinin varlığını bile hissetmiyoruz o gelip geçtikleri süre içerisinde. Bu hayatımızdan gelip geçen insanlar arasında bazıları bizim için çok önemli bir yere sahip olabiliyor. Ve gitmeleri, artık hayatınızda olmamaları gerçekten çok üzücü olabiliyor.
Benim de bir zamanlar çok değer verdiğim, kalbimdeki yeri hiç eskimeyecek olan, her zaman yanımda olmasını isteyeceğim birisi vardı. Yani nasıl desem bazı insanlara karşı kendinizi o kadar yakın hissedersiniz ki o sizin için en iyi arkadaşınız, dostunuz oluverir bir anda ya da zamanla. Bende de böyle olmuştu Merve benim için ayrı bir yere sahip çok özel bir insandı. Bir dönem çok iyi iki arkadaştık ya da en azından ben öyle sanıyordum. Ama bir süre sonra hareketleri çok kırıcı gelmeye başlamıştı çünkü artık ilk defa tanıştığı bir arkadaşla olduğu kadar bile samimi davranmıyordu. Hareketlerinden sadece bir zorunluluktan başka bir şey hissetmiyordum ve bu beni çok kırıyordu. Bu konuda daha fazla detaya girip sıkmak istemiyorum ancak böylece bir süre sonra yollarımız ayrıldı ve şu anda neredeyse 1.5 senedir hiç görmedim kendisini. Ama dediğim gibi benim için değerinden bir şey kaybetmediğini bir kez daha bu sitede yazı tarihi almak istediğimde farkettim çünkü sizin için önemli bir gün deniliyordu ve benim aklıma ilk onun doğum günü gelmişti : 17 Haziran.
Ayrıca birkaç aydır onun için bir hediye hazırlamaya çalışıyorum. Bari benden bir iz, bir hatıra kalsın istediğim için. Hürriyet’in istediğimiz tarihe ait ilk sayfasını gönderdiğini duyduğumda gelmişti bu fikir aklıma. Onun doğduğu günün gazetesini alıp üzerine de ben doğum günü özel eki gibi bir şey hazırlayacaktım. Ve o gazeteye benim için ve onun için özel olan yazılar koyacaktım. Ayrıca onun için hazırladığım blog adresini de yazıların arasında gizli bir şekilde saklayacaktım. Sonra bunu isimsiz olarak postalayacaktım. Grafik tasarım konusunda yeteneksiz olduğum için biraz zorlandım ama bitti sayılır tasarım. Basacak yer konusunda sıkıntı çektim ama onu da hallettim gibi. Evet bugün onun doğum günü yetiştiremedim ama 1 hafta içinde yetiştireceğimi sanıyorum. Umarım beğenir ve saklar. Benden bir anı, hatıra olarak kalması beni çok sevindirecek.
Uzun lafın kısası; İyi ki doğdun Merve, iyi ki bir dönem hayatımdan geçtin, ne olursa olsun iyi ki bir dönem arkadaş olduk. Doğum günün kutlu olsun canım arkadaşım.
Başladığım gibi yine Oruç Aruoba’nın çok sevdiğim bir yazısıyla bitirmek istiyorum :
yaşamında, yürüyüp yürüyüp, bir an durunca,
çevrene bakıp göreceksin ki, yürüyüşüne şu ya da bu
noktada katılmış, bir süre seninle birlikte yürümüş
kişilerden hiçbiri yok yanında:-
sen, bir an, “buradayım” demek için durunca,
onlar, artık, “orada” olacaklar – “buradayım artık” bile
demeyecekler sana, “orada”larından seslenerek…
“burada”nda kimse bulunmayacak
- “orada”ndan da kimse seslenmeyecek sana…


(3 oy, ortalama: 3,33) 5 üzerinden 
Her gün farklı bir yazarın kendisi için önemli bir günü anlattığı HerGünBiri.com'a hoşgeldiniz!
