﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Her Gün Biri &#187; Gündem</title>
	<atom:link href="http://www.hergunbiri.com/kategori/gundem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hergunbiri.com</link>
	<description>Çok yazarlı blog</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Apr 2010 21:09:14 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<atom:link rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" />
	<atom:link rel="hub" href="http://superfeedr.com/hubbub" />
			<item>
		<title>Çocuklar Gülsün Diye&#8230;</title>
		<link>http://www.hergunbiri.com/cocuklar-gulsun-diye/</link>
		<comments>http://www.hergunbiri.com/cocuklar-gulsun-diye/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 23:06:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Iren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[ÇGD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hergunbiri.com/?p=408</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır kaç defa denedim yazmayı fakat bir türlü kısmet olmadı. Kısmet bu günmüş. Başlıktan da bir çoğunuz anlamıştır. Ben bilmeyelere, görmeyenlere duyurmak için yazıyorum.

Evet, önümüzde gerçekleştirilmesi gereken bir proje var. Projeyi &#8220;Çocuklar Gülsün Diye&#8221; yapıyoruz. Tabi hemen sahiplendiğime bakmayın aslında bu işin mimarı Gülben ERGEN; veee iş mimardan çıktı, uygulama aşamasında ve benim olduğu gibi artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır kaç defa denedim yazmayı fakat bir türlü kısmet olmadı. Kısmet bu günmüş. Başlıktan da bir çoğunuz anlamıştır. Ben bilmeyelere, görmeyenlere duyurmak için yazıyorum.</p>
<div style="text-align: center"><img src="http://mustafairen.com/CGD_Destek.jpg" alt=" " width="180" height="147" /></div>
<p>Evet, önümüzde gerçekleştirilmesi gereken bir proje var. Projeyi &#8220;<strong>Çocuklar Gülsün Diye</strong>&#8221; yapıyoruz. Tabi hemen sahiplendiğime bakmayın aslında bu işin mimarı <a href="http://gulbenergen.com/" target="_blank"><strong>Gülben ERGEN</strong></a>; veee iş mimardan çıktı, uygulama aşamasında ve benim olduğu gibi artık öğrendiğinize göre <span style="text-decoration: underline">sizin de gerçekleştirmeniz gereken bir proje</span> (:</p>
<p>Hemen vitamin kısmına geçelim;</p>
<p><strong>Neler yapabilirsiniz ?</strong></p>
<p>Turkcell SMS No: 1234<br />
Vodafone SMS No: 2345</p>
<p>Kampanyamız faturalı hatlar için geçerlidir.</p>
<p>Hesap Adı : Çocuklar Gülsün Diye<br />
Banka : Garanti Bankası<br />
Şube Kodu : 395<br />
TL Hesap No: TR970006200039500006211111<br />
Euro Hesap No: TR540006200039500009011111<br />
Dolar Hesap No: TR270006200039500009011112<br />
Yurtdışı Gönderileri İçin Swift(BIC) Kodu : T.G.B.A.T.R.İ.S.395</p>
<p><strong>Nelere İhtiyaç Var ?</strong></p>
<p>Onu <a href="http://kisayol.mustafairen.com/?id=62" target="_blank">buraya tıklayarak</a> öğrenebilirsiniz.</p>
<p>Projenin yaygınlaşması için ise sitenizde ÇGD logosuna yer verirseniz daha güzel olur sanki&#8230;</p>
<p><a href="http://www.cocuklargulsundiye.org/">www.<strong>CocuklarGulsunDiye</strong>.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hergunbiri.com/cocuklar-gulsun-diye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aydın’lara Uzanan Ellerin, Omuzlardan Kopması Dileğiyle</title>
		<link>http://www.hergunbiri.com/aydin%e2%80%99lara-uzanan-ellerin-omuzlardan-kopmasi-dilegiyle/</link>
		<comments>http://www.hergunbiri.com/aydin%e2%80%99lara-uzanan-ellerin-omuzlardan-kopmasi-dilegiyle/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 09:28:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nesil Var</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Günler]]></category>
		<category><![CDATA[ÇYDD]]></category>
		<category><![CDATA[Türkan Saylan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hergunbiri.com/?p=287</guid>
		<description><![CDATA[Merhum Türkan SAYLAN Hocamıza ithafen :

“Her insan doğar, büyür ve ölür..
Her insan yaşama hakkına sahip, ölüm gerçeğine haizdir..
Her insan şanslı doğmuş sayılır, kimisi de şansını kendi yaratmış..
Her insanın eşit hakları vardır.. Belki de öyle olduğu rivayet edilir..
Ama kimi insan vardır ki, eşit hakların olmadığını gördüğünde bir şeyler yapmak için ömrünü adar..
Adadığı bir ömür, binlerce çocuğa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;">Merhum Türkan SAYLAN Hocamıza ithafen :</span></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-288" title="görsel" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/07/görsel.jpg" alt="görsel" width="219" height="349" /><br />
“Her insan doğar, büyür ve ölür..<br />
Her insan yaşama hakkına sahip, ölüm gerçeğine haizdir..<br />
Her insan şanslı doğmuş sayılır, kimisi de şansını kendi yaratmış..<br />
Her insanın eşit hakları vardır.. Belki de öyle olduğu rivayet edilir..<br />
Ama kimi insan vardır ki, eşit hakların olmadığını gördüğünde bir şeyler yapmak için ömrünü adar..<br />
Adadığı bir ömür, binlerce çocuğa umut ışığı ve binlerce hastaya hayat sevinci olur..<br />
Yoğun emekle geçen yılların ardından, onca sıkıntıya rağmen gülen bir yüz, parlayan bir yıldızdır onun için..</p>
<p>“Belki de” cüzzamla ilgili gerçekleştirdiği çalışmalar sırasında yakalandığı, “belki de” insanlara verdiği tüm enerjinin bedeninden eksilmesinden kaynaklanan bu amansız hastalığa karşı bile dimdik ayakta kalmıştır…</p>
<p>Ne yazık ve ne yazık ki, Atatürk’ün Türkiye’sindeki Çağdaş Türk insanı olabilmek herkesin ödevi ama yüreğinde var olan gücü değildir..<br />
O kocaman yürekli insan, hayata gözlerini kapattığı güne kadar daha iyi bir gelecek için hep çabalamıştır..</p>
<p>Bazen suyun o berrak yüzeyine atılan küçük bir taş, yüzeyi dalgalandırsa da en nihayetinde dibe çökmüştür..<br />
Yapılan haksızlıklar da aynen bu şekilde su yüzeyinde kalmayıp, er ya da geç dibe çökecektir…</p>
<p>Yaratılmak istenen tablo, dış mihraklardaki karanlığa yakılan fener ışığına gösterilen beyhude bir çabaydı..<br />
Çünkü o fener; kimliği belirsiz bir deniz feneri değil, gelecek güzel günlerin ışıklı yolunu işaret eden, bununla da yetinmeyip o yolu birlikte inşaa etmek isteyen bir Aydın’ın feneriydi..</p>
<p>“O”, Türkiye Cumhuriyet’inin yetiştirdiği irfanı hür bir Türk’dü…<br />
Gözü açık gitmedi, üzgün de gitmedi…<br />
Çünkü iyi biliyordu ki bu ülkede nice cesur ve fikir sahibi insan yaşamıştı bu keşmekeşi..<br />
Tüm savaş askerleri gibi “O” da, namert bir kurşunun her zaman arkasında duracağını bilerek yoluna devam etti..</p>
<p>Gidişine yakışır bir günde; kırmızı bayraklar eşliğinde, çağdaş yaşamı destekleyecek insanların sevgi seliyle uğurlandı cennetine…</p>
<p>Geride bıraktığı öksüz her kardelen, boynu bükük kalsa da susuzluğu hiç yaşamayacak…<br />
İlime ve bilime adanan bir ömür, o minik bedenlerde yeniden hayat bulacak…</p>
<p>“O”nu en sevdiğimiz haliyle, çiçekli penceresindeki görüntüsüyle hatırlayacağız..<br />
Ve daha açacak nice çiçeğimiz var.. Soldurmamak için elden gelenin fazlasını, gönülden geçenin en cömertini sunacağız…</p>
<p>Aydın’lara uzanan ellerin, omuzlardan kopması dileğiyle…&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hergunbiri.com/aydin%e2%80%99lara-uzanan-ellerin-omuzlardan-kopmasi-dilegiyle/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/07/görsel-188x300.jpg' length='17440'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/07/görsel-188x300.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Şarkiyatçılık ve Düşündürdükleri</title>
		<link>http://www.hergunbiri.com/sarkiyatcilik-ve-dusundurdukleri/</link>
		<comments>http://www.hergunbiri.com/sarkiyatcilik-ve-dusundurdukleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2009 08:22:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Said]]></category>
		<category><![CDATA[Şark]]></category>
		<category><![CDATA[şarkiyatçılık]]></category>
		<category><![CDATA[sömürgecilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hergunbiri.com/?p=244</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde Edward Said&#8217;in Şarkiyatçılık adlı kitabını okuyorum,  okurken biraz kafa patlatmak gerekse de oldukça değerli bir kitap, Batı ve Doğu arasındaki son bir kaç yüzyıllık ilişkiyi çok güzel irdeliyor&#8230;
Küçük bir kesit alıyorum öncelikle kitaptan;
&#8220;Flaubert&#8217;in Mısırlı kibar fahişeyle karşılaşmasının, etki alanı geniş bir Şark kadını modeli yaratmış olduğunu kabullenmek pek güç; bu kadın hiç kendinden söz etmemiş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünlerde Edward Said&#8217;in <strong>Şarkiyatçılık</strong> adlı kitabını okuyorum,  okurken biraz kafa patlatmak gerekse de oldukça değerli bir kitap, Batı ve Doğu arasındaki son bir kaç yüzyıllık ilişkiyi çok güzel irdeliyor&#8230;</p>
<p>Küçük bir kesit alıyorum öncelikle kitaptan;<img class="alignright size-full wp-image-246" title="edwardsaid" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/edwardsaid.gif" alt="edwardsaid" width="170" height="259" /><br />
&#8220;<em>Flaubert&#8217;in Mısırlı kibar fahişeyle karşılaşmasının, etki alanı geniş bir Şark kadını modeli yaratmış olduğunu kabullenmek pek güç; bu kadın hiç kendinden söz etmemiş, duygularının, kişiliğinin ya da tarihinin temsilciliğini üstlenmemişti. Onun adına konuşan, onu temsil eden Flaubert&#8217;di. <strong>Flaubert yabancıydı, kadına göre varlıklıydı, erkekti; tüm bunlar, Flaubert&#8217;in bedenen Küçük Hanım&#8217;a sahip olmasını sağlamakla kalmayan, onun adına konuşmasını, onun niçin &#8220;tipik Şarklı&#8221; olduğunu okurlarına söylemesini de sağlayan tarihsel egemenlik olgularıydı</strong>. Flaubert&#8217;in Küçük Hanım karşısındaki güce dayalı konumunun münferit bir örnek olmadığını öne süreceğim. Bu örnek, Doğu ile Batı arasındaki göreli güç kalıbını, bu kalıp tarafından olanaklı kılınan Şark&#8217;a ilişkkin söylemi, olduğu gibi dile getiriyor.</em>&#8221;</p>
<p>Bir örnekle belki biraz sığ kalıyor böyle derin bir konu ama, bence oldukça güzel bir açıklama olmuş. Devamında biraz düşündükten sonra biraz da müslümanların sürecini gözden geçirdim;</p>
<p>Peygamber&#8217;in gelmesiyle birlikte çok hızlı ve güçlü bir şekilde ilerlemeye başlıyor ve tarihte pek rastlanmayan bir şekilde gittiği yerlerde kabul görüyor müslümanlık. Endonezya, Malezya ve tabiki biz Türkler bunun için oldukça önemli örnekler olduğunu düşünüyorum. O kadar ki yüzyıllarca süre gelen göçmen ve şaman bir geçmişten sonra &#8220;islam olup&#8221; öyle bir benimsemişlikle İslam adına Viyanalara kadar gidilmiş. Diğer tarafta çelişkisiz, her açıdan tatmin edici bir dinin mensupları olmak, müslümanlar için uzun bir süre için vakarlı durmanın anlamı olmuş. Avrupa&#8217;da ise bu sürecin kontrölü uzun bir süre için mümkün olmamış, yer yer haçlı seferleri ve benzeri hareketler olsa da başarıya ulaşılamamış, taki rönesans sonrasına kadar!</p>
<p>Rönesans ve Reformlar sonrasında bilimdeki gelişmeler  ile kendi içlerinde bir çok değer kazanmalarının yanı sıra Amerika gibi koca bir kıtayı kolaylıkla sömürge haline getirebilmeyi sağlamış batılılar adına.</p>
<p>Yalnız işgal etmek ne kadar önemli olsa da asıl önemli olan otoriteyi kurmak ve devamını getirmek&#8230;</p>
<p>Heyhat aynı şekilde Şark&#8217;a yaklaşıldığında ne kadar savaşlar kazanılsa da bir türlü otorite kurulamamış. Sonuçta Edward Said&#8217;in yukarıda verdiği örnekteki gibi, bilimdeki öncülük ve &#8220;<strong>Şark&#8217;ı da ben tanımlar ve anlatırım</strong>&#8221; yaklaşımı ile oldukça başarılı psikolojik çalışmalarla Garb, Şark üzerindeki hegamonyasını kurmuştur.</p>
<p>Tabi burada gene dikkatimi çeken bir nokta oldu; <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%B6m%C3%BCrgecilik#.C4.B0ngiliz_S.C3.B6m.C3.BCrgecili.C4.9Fi" target="_blank">Hindistan ve Afrika</a><br />
Hindistan ve Afrikadaki sömürgeleştirme çalışmaları Vasco de Gama&#8217;nın seyahati ile ayyuka çıkıyor ve Afrika&#8217;nın neredeyse tamamı sömürgeleştiriliyor 1800&#8242;den daha önce&#8230; İlginç gelen de şu ki bu sömürgeleştirilen yerler ya müslüman değil, ya da müslümanların küçük topluluklar halinde olmaları&#8230; Müslüman olan yerlere sömürgecilik egemen olamamakta ve sonrasında gelen yukarıda bahsettiğimiz Şarkiyatçılık akımı ile müslüman bilinci &#8220;<strong>evet ne kadar sağlam bir dine sahip olsak da, adamlar hem bilimle, hem imparatorlukları ile  ilerdeler&#8230;</strong>&#8221; gibi şekillenmiştir&#8230;</p>
<p>Burada farklı bir konuya da değinip bağlayacağım, Sunnilik uzun bir süre boyunca hem cehd hem de sebat ile birlikte anlaşılmış, ama nedendir bilinmez gene 1800&#8242;lerden sonra Sunnilik, hristiyanlarda olduğu inançtaki gibi bir hal almış;</p>
<p><strong>&#8220;Bir yanağına vuran olursa ona karşılık verme, sen öbür yanağını da çevir&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-245" title="dunyadakisomurgeler" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/dunyadakisomurgeler.gif" alt="dunyadakisomurgeler" width="415" height="205" /></strong></p>
<p>Ve sonuçta her yıl bir batılıyla savaşa giren Osmanlı&#8217;nın başkentinde -ne hikmetse- batı mimarisi adına oldukça güzel örnekler teşkil edebilecek camiler, saraylar dolmuş&#8230; aynı şekilde günümüzde de <strong>yanlış giden şeylere tepkisini koyamayan sadece sebat(!) eden bir toplum ortaya çıkmış&#8230;</strong></p>
<p>ya Şia? onlar da Sosyalizm devirlerine kadar sömürgeleştirilememişler -en azından bilinçleri-&#8230; ve kim bilir belki bu seçimlerdeki kriz ile Şia’daki psikolojik değişimler de gün yüzüne çıkacak&#8230;</p>
<p>Sonuçta Cağaloğlu’ndaki Osmanlı arşivine herkesin uğramasını tavsiye ederim, tıklım tıklım batılı dolu ve bugün Harem’i de, Müslüman tarihini de, Türk tarihini de, doğu tarihini de batılı’dan dinliyoruz&#8230;</p>
<p>Bahsettiğim bu konular ve Goethe’nin şu sözü;<strong> </strong></p>
<p><strong>&#8220;Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz.&#8221;</strong></p>
<p>Bana oldukça düşündürücü geldi! Siz ne dersiniz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hergunbiri.com/sarkiyatcilik-ve-dusundurdukleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/dunyadakisomurgeler-300x147.gif' length='10411'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/dunyadakisomurgeler-300x147.gif' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Çalışan Çocuklar</title>
		<link>http://www.hergunbiri.com/calisan-cocuklar/</link>
		<comments>http://www.hergunbiri.com/calisan-cocuklar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 13:56:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Seval Unver</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk işçiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[pasta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hergunbiri.com/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Küçük yaşta ağır işlerde çalışan gençler var. Hatta öyle hakaretler yiyorlar ve ağır işlere koşturuluyorlar ki, aldıkları para buna hiç değmiyor. Çocukların neler çektiklerine canlı şahit oldum. Size bugün anlatmak istediğim olay, toplumumuzdaki bir bozukluk, sakat bir kol; çalışan çocuklar ve onlara yapılan muamele!
 
12 ve 13 yaşındaki iki kuzenim bir kuaförde çalışmaya başladılar. Hani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_230" class="wp-caption aligncenter" style="width: 495px"><img class="size-full wp-image-230" title="calisan_cocuklar" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/calisan_cocuklar.jpg" alt="calisan_cocuklar" width="485" height="325" /><p class="wp-caption-text">Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2006</p></div>
<p style="text-align: left;">Küçük yaşta ağır işlerde çalışan gençler var. Hatta öyle hakaretler yiyorlar ve ağır işlere koşturuluyorlar ki, aldıkları para buna hiç değmiyor. Çocukların neler çektiklerine canlı şahit oldum. Size bugün anlatmak istediğim olay, toplumumuzdaki bir bozukluk, sakat bir kol; çalışan çocuklar ve onlara yapılan muamele!</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR">12 ve 13 yaşındaki iki kuzenim bir kuaförde çalışmaya başladılar. Hani geçen hafta karnelerini aldılar ya, o yüzden tatili fırsat bilip, kuaförlere başvurmuşlar. 12 yaşındakinin adı Esra ve o en küçük teyzemin kızı, diğerinin de adı Canan ve o da dayımın kızı. İkisi de çok zayıf, fakat yaşıtlarına göre boyları normal. Zayıf bir vücutları ama sağlam bir dirençleri var. Küçükken çok hastalanırlardı ama artık hiç hasta olmuyorlar. Her ikisi de köyde büyüdü. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR">Para kazanmak istiyorlardı. Kuaförler eşşek gibi çalıştırırlar ama azıcıcık para verirler. Bu kızlar oncacık parayı bile çok güç bir arada gördükleri için bunu bile kabul ettiler. İki farklı kuaförde haftalık 20 YTL gibi düşük bir ücretle çalışmaya başladılar. Hatta daha ilk günden alacakları paranın hayalini kurup, onunla ne yapacaklarını düşünmeye başladılar. 20 lira ile ne yapılırdı? Ben onların bu halini görünce anneme kızdım. Zavallı çocuklara işkence çektirmesi gerekmezdi, ben vereyim her ikisine 20&#8242;şer lira dedim. Benim bir günde harcadığım para ondan daha çoktu. Üniversitede nasıl bir hayat olduğunu görünce bu çocuklara acıdım. Bizim arkadaşlar öğle arasında 10 YTL&#8217;lik iskenderler, köfteler, hamburgerler yerlerdi. Hatta hiç paraya acımayıp 90 YTL&#8217;ye aldıkları “markalı”çantaları yerden yere atarlardı. Paranın kıymetini işte ancak bizim bu çocuklar gibi çalışanlar ve yaşayanlar biliyor. 20 lira için bir hafta elin adamının kulu kölesi olacaklar. Hatta sadece çalışmıyorlar, üstüne azar işitip, aşağılanıyorlar!<span> </span>Bu çocukların tatil yapması, dışarda top oynaması ve eğlenip gülmeleri gerekiyor. Oysa azcık para kazanalım, istediğimizi alalım diye strese giriyorlar, tüm gün ayakta kuaförde amelelik yapıyorlar.</span></p>
<div id="attachment_231" class="wp-caption aligncenter" style="width: 215px"><img class="size-full wp-image-231 " title="calisan_cocuklar2" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/calisan_cocuklar2.jpg" alt="calisan_cocuklar2" width="205" height="300" /><p class="wp-caption-text">Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2006</p></div>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR">Tatile girdikleri günün ertesinde hemen bize kalmaya geldiler. Birkaç gündür bizde kalıyorlar. Çalıştıklarını bir tek annem biliyor. Annem bizi de küçüklüğümüzden beri, çalışmaya ve para kazanmaya yönlendirdiği için onlara da bu konuda destek oldu. Bu çocukların ikisinin de ailesi çok fakir, fakat her ikisinin de ailesi onların çalışmasına razı olmaz. Annem bu konuyu birkaç gün çocukların ailelerinden sakladı. Dün dayımlar ve teyzem gelince annem onların gönlünü alarak izin koparttı. Halbuki iki gündür çalışıyordu çocuklar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR">İlk gün işe heyecanla gittiler. Yalnız, cumartesi günü olduğu için kuaförde işler yoğundu. Gider gitmez ikisine de iş yaptırmaya başlamışlar. Yerleri süpürmüşler, her türlü getir götür işlerini yapmışlar ve bulaşıkları yıkamışlar. Öğlenleyin bir de baktık ki, Esra eve gelmiş. Dayanamamış zavallım. Artı karnının ağrıdığını söylüyordu. Ben buna pek inanmadım, çünkü Esra iş görmeyi pek sevmez, baktı ki çok iş yaptırıyorlar kaçmak için böyle bir şey uydurmuştur. Diğer kız, Canan, akşama kadar çalıştı. Akşam eve geldiğinde yorgunluktan ölüyordu. Hemen mutfağa geçip yemek yemeye başladı. Canan, kardeşim Pınar&#8217;da ondan 1 yaş küçük. Pınar da geçen sene böyle bir işe girişmişti de ilk günün sonunda “Bir daha gitmem!” diyordu, sonra da bir daha gitmedi işe. Bu sene ise asla böyle bir girişimde bulunmadı. Ama Canan&#8217;a “Ne yaptın? Nasıl geçti?” diye sormak için o da mutfağa geldi. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR">Sonra Canan dobra dobra, ses tonu son ayarda konuşmaya başladı. Bütün gün öyle bir dolmuş ki! Ona bağırmışlar, azarlamışlar, iş yaptırmışlar.. bir “ııh” bile dememiş. Gelip evde bize bir bir söylemek istediklerini, içine attıklarını boşalttı. Allah allah dedim ben de, şu kızlara bak, amele gibi çalışmışlar, üstüne bir de patronları “mal” herifin teki olduğundan azar çekmiş. Kuaför sahibi kimselerde beyin aramak zaten çok saçma! Ben eskiden kuaföre gidip, adamlarla kanka olup saçıma fön çektirirken sohbet ederdim. Uzun zamandır gitmiyorum, artık saç boyama, fön ve saç kesme işlemlerini evde kendim yapıyorum. Evet saçımı da kendim kesiyorum. Bu kızlara afedersiniz ama ayı gidi davranmaya kimsenin hakkı yok! Çalışmıyor da müşteri olarak gelselerdi, önlerine kırmızı halı bile sererlerdi. Patron dediğin sinir küpü olmaz, anlayışlı, duyarlı, bilgili, seviyeli olur, ama kaba, cahil, asabi olmaz. Olmamalı yani.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR">İkinci gün Canan&#8217;la Esra yine gittiler. İkisi de farklı kuaförlerde çalışıyorlar. Bu sefer Esra&#8217;da akşama kadar dayandı. Esra&#8217;ya “Yapar mısın? Getirir misin?” diye hitap ediyorlarmış, ama Canan&#8217;a ise “Yap! Getir!” diyorlarmış. Canan garibim daha fena bir ortama düştü galiba. Daha ikinci günden yanlış bile yapmış. Patron eline bir şişe vermiş ve içine şampuan koymasını söylemiş. Canan&#8217;da dün bir çalışanın<span> </span>gösterdiği şişeden, o şişeye şampuan koymuş. Sonra patron patlamış. Bir sürü azarlamış, kızmış. Meğer koyduğu şampuan değil, saç kremiymiş! Vay Canan&#8217;ın başına gelenlere! Çok komik bir durum ama, kız ne yapsın? Hem daha yeni olduğu için şampuan ve saç kreminin farkını bile bilmiyordur. Canan hayatında hiç saç kremi kullanmamış bile olabilir. Neyse işte böyle bir durumda sizin çalışanınız olsaydı, eminim siz de çalışanınıza, hele hele 12 yaşında bir çocuksa, kesinlikle bağırır ve kızardınız. Kızmayıp olgun da karşılayabilirdiniz. Ama bu bilince ulaşmak öyle kolay değil. Üniversite bitirip de hala bu bilince ulaşamayan insanlar bile var.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span lang="TR">Benim gönlüm de bu çocukların çalışmalarına dayanmıyor. Bugün Pınar&#8217;ın doğum günü. Canım kardeşim İYİ Kİ VARSIN <img src='http://www.hergunbiri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Hergünbiri&#8217;nde Maalesef herkes doğum günü kutlama yazısı yazdığı için ben yazmak istemedim. Dün Canan&#8217;la Esra&#8217;ya 5&#8242;er YTL verdim ki gidip o parayla Pınar&#8217;a hediye alsınlar. İkisi de havaya uçtular. Bu akşam da yaş pasta alacağız, pasta yiyecekler. Öyle seviniyorlar ki! Pasta&#8217;yı sevmeyen çocuk yoktur. Bence siz de çevrenizdeki miniklerin olanaklarını gözden geçirin. Elinde olmayan o kadar çok çocuk var ki! Oyuncağı olmayan, yılda bir kere yaş pasta yiyebilen ve sadece kurban bayramında et yiyen çocuklar var. Bir de 20 ytl için bir hafta köle gibi çalıştırılan çocuklar var..</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hergunbiri.com/calisan-cocuklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/calisan_cocuklar-300x201.jpg' length='27700'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/calisan_cocuklar-300x201.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Akıllı İşaretler</title>
		<link>http://www.hergunbiri.com/akilli-isaretler/</link>
		<comments>http://www.hergunbiri.com/akilli-isaretler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2009 14:09:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent Bali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı İşaretler]]></category>
		<category><![CDATA[ATV]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtlar Vadisi Pusu]]></category>
		<category><![CDATA[RTÜK]]></category>
		<category><![CDATA[Show TV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hergunbiri.com/?p=221</guid>
		<description><![CDATA[Bildiğiniz gibi uzun zamandır televizyon programlarının başlangıcında RTÜK‘ün belirlediği Akıllı İşaretler yayınlanmakta. Maksat televizyon yayınlarının içeriğiyle ilgili bilgilendirici ve sınıflandırıcı bir uyarı vermek program başlamadan (ya da sanırım reklam aralarından sonra). Aslında Avrupa&#8217;da örneği olan bir uygulama, çok faydalı olmasa da fena bir fikir değil.

Fakat ne zamandır dikkatimi çeken bir konu dün sezon finali yayınlanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bildiğiniz gibi uzun zamandır televizyon programlarının başlangıcında <a title="RTÜK" href="http://www.rtuk.gov.tr" target="_blank">RTÜK</a>‘ün belirlediği <a title="Akıllı İşaretler" href="http://www.rtukisaretler.gov.tr/" target="_blank">Akıllı İşaretler</a> yayınlanmakta. Maksat televizyon yayınlarının içeriğiyle ilgili bilgilendirici ve sınıflandırıcı bir uyarı vermek program başlamadan (ya da sanırım reklam aralarından sonra). Aslında Avrupa&#8217;da örneği olan bir uygulama, çok faydalı olmasa da fena bir fikir değil.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-225" title="7yas" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/7yas.gif" alt="7yas" width="259" height="112" /></p>
<p>Fakat ne zamandır dikkatimi çeken bir konu dün sezon finali yayınlanan <a title="Kurtlar Vadisi Pusu" href="http://www.kurtlarvadisi.com/" target="_blank">Kurtlar Vadisi Pusu</a> dizisinin başında yer alan akıllı işaretlerin sanki çocuk programı başlangıcı gibi olması. Rast geldiyseniz sizin de dikkatinizi çekmiştir muhakkak, 2-3 tane çocuk son derece neşeli bir müzik eşliğinde yapboz parçalarına ayrılmış &#8220;7 yaş üzeri izleyebilir&#8221; ve &#8220;şiddet&#8221; işaretlerini birleştiriyor ve ardından Kurtlar Vadisi Pusu jeneriği ile dizi başlıyor.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-223" title="akilli_isaretler" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/akilli_isaretler.jpg" alt="akilli_isaretler" width="300" height="155" /></p>
<p>Gerçi son dönemde tanıdığım herkes reklamlardan bıktığı için diziyi download ediyor ve bu reklamlarla karşılaşmıyordur <img src='http://www.hergunbiri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Benim düşüncem RTÜK bu uygulamayı hayata geçirirken sadece bu işaretler yayından önce bilmem kaç saniye ekranda kalmalı diye şart koşmuştur, <a title="Show TV" href="http://www.showtvnet.com/" target="_blank">Show TV</a> kurmayları da madem öyle işte böyle diyerek psikolojik olarak şiddet etkisini yok eden bir şekilde işaretleri sunmaya karar vermişler.</p>
<p>Daha önce de <a title="ATV" href="http://www.atv.com.tr/" target="_blank">ATV</a> Ana Haber Bülteni&#8217;ninde sunulacak haberler bittikten sonra Ali Kırca&#8217;nın (o zamanlarki sunucu) &#8220;reklamlardan sonra beraberiz&#8221; demesi ve 5 dakikalık reklamların araya girmesi, reklamlar bitince de &#8220;iyi akşamlar&#8221; diyerek haber bültenini sonlandırıp tekrar reklama girmesini hatırlayan vardır eminim. Bu ATV ne de Ali Kırca&#8217;yı her gördüğümde içimi güvensizlik hissi kaplamasına yol açıyor.</p>
<p>Çakallığın sonu yok elbet, ama bu ince zekayı elin gavuru gibi nice viral pazarlama yöntemlerinde kullanmak varken milleti nasıl katakulliye getiririz de 3 kuruş kazanırız derdine düşmek, 3 kuruşun yanında promosyondan güvenilmez yaftası kazanmak nedir ki?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hergunbiri.com/akilli-isaretler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/akilli_isaretler.jpg' length='11645'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/06/akilli_isaretler.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Kantarın Topuzu</title>
		<link>http://www.hergunbiri.com/kantarin-topuzu/</link>
		<comments>http://www.hergunbiri.com/kantarin-topuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 13:09:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Kayserispor]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Topuz]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Demirören]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hergunbiri.com/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[Bugün doğum günüm ama ben Mehmet Topuz’a değinmek istiyorum. Fanatik bir beşiktaşlı olarak ve aynı şekilde fanatik bir anti-fener li olarak Mehmet Topuz’un Beşiktaş’a gelmesi Türk futbolu açısından büyük önem taşıyor.
Beşiktaş başkanı Demirören’in “Kayserispor Başkanı, oyuncuları ile görüşmemize izin verdi” dedi. Ancak tam tersi demeç veren Kayseri başkanı “Oyuncularımıza izin vermedik” dedi. Ortada bir yalancı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün doğum günüm ama ben Mehmet Topuz’a değinmek istiyorum. Fanatik bir beşiktaşlı olarak ve aynı şekilde fanatik bir anti-fener li olarak Mehmet Topuz’un Beşiktaş’a gelmesi Türk futbolu açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p>Beşiktaş başkanı Demirören’in “Kayserispor Başkanı, oyuncuları ile görüşmemize izin verdi” dedi. Ancak tam tersi demeç veren Kayseri başkanı “Oyuncularımıza izin vermedik” dedi. Ortada bir yalancı klüp başkanı var.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="fb" src="http://www.turkspor.net/images/news/mehmet_fb.gif" border="0" alt="fb" width="209" height="244" /></p>
<p>Mehmet Topuz’un Beşiktaş’a söz vermesi ve bu olaylar sonucunda sinir krizi geçirip ağlaması beni derinden etkiledi. Ortada verilen bir söz olduğunu belirten Topuz “bir yılımı feda ederim yinede Beşiktaş’da oynarım” diyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="bjk" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/9449/8139449.jpg" border="0" alt="bjk" width="244" height="229" /></p>
<p>Dün Efes Pilsen – Fenerbahçe maçındaydım. Pota arkasında ki GFB grubunun maçla tamamen alakasız olarak Mehmet Topuz’un fenere gelmesini küfürlü bir şekilde tezahurat yapıyorlardı. Futbol maçı olsa tamam. Beşiktaş Cafe Crown ile oynansa yine tamam ama ne alakası var o düzeydeki bir müsabaka ile Mehmet Topuz’un ?</p>
<p>Peki şimdi ne olacak ?</p>
<p>Şimdi Fenerbahçe ortalığın biraz yatışmasını, tarafların sakinleşmesini bekleyecek ve bonservisini aldığı Topal’a imzasını attıracak. Türk futbolu tarihinde kötü bir anı olarak hafızalarda kalacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hergunbiri.com/kantarin-topuzu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazım geldi, yazarım!!</title>
		<link>http://www.hergunbiri.com/yazim-geldi-yazarim/</link>
		<comments>http://www.hergunbiri.com/yazim-geldi-yazarim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 10:09:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Seda Ozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[big brother]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[secondlife]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[web 3.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hergunbiri.com/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[Hımmm, son zamanlarda ayan beyan ortadadır ki internetteki çılgın gelişmeleri öngörüp kendine kıyak yollar çizebilen insanlardan olmak gerekirdi çoook önceden amma gel gör ki hangimizin aklına gelirdi, derya deniz mecralarda bir gün Andy Warhol amcamızın haklı çıkacağı ve bu gerçeğin suratlarımıza şaplak olarak ineceği???? OFF çok utandık ama değil mi? Ne de rahat seyrediyorduk aptal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hımmm, son zamanlarda ayan beyan ortadadır ki internetteki çılgın gelişmeleri öngörüp kendine kıyak yollar çizebilen insanlardan olmak gerekirdi çoook önceden amma gel gör ki hangimizin aklına gelirdi, derya deniz mecralarda bir gün Andy Warhol amcamızın haklı çıkacağı ve bu gerçeğin suratlarımıza şaplak olarak ineceği???? OFF çok utandık ama değil mi? Ne de rahat seyrediyorduk aptal kutumuz TV&#8217;yi, herşeyden bi haber ama her şeyden haberdar olduğumuzu düşünerek&#8230;Rahatımız bozuldu ayol resmen&#8230; Web 2.0, web 3.0, interaktiv dünyalar, yok onun blogu yok onun space&#8217;i, küçük kişisel dünyalarımızı bu kadar gönüllü olarak afişe ettiğimiz youtube&#8217;muz&#8230; Nereden çıktı bunlar ya, garibim teletex de veriyordu hava durumunu, neyine yetmedi derler adama!!!</p>
<p>Yaaa  feci değil mi arkadaşlar feci çok&#8230; ICQ, MIRC, MSN dünyaları demode artık&#8230; Onları da aştık ya da aşmak durumunda kaldık, şu noktadan sonra meziyetlerinizi kendinize saklamanız akla ziyan zarardır zaten, hemmen açıyorsunuz blogunuzu, word of mouth yapıyorsunuz, çabaladınız ama yetişemediniz sanal alemlere bir türlü, öyle ya da böyle &#8216;virtualization&#8217; yapamadınız, işte asıl o zaman meziyetsiz sayılıyorsunuz:P</p>
<p>Yerinde olmak için can attığınız artizler, cönler bile yeterince artiz ve cön değil bu günlerde, Twitter&#8217;da Mrs Kutcher&#8217;a kızına vermesi için antibiyotik önerdiğinizde anlıyorsunuz bunu&#8230; &#8216;Ünlü olmak mı, çoook banalllll&#8230;&#8217;durumuna gelmek an meselesi yani:))</p>
<p>Koskoca &#8216;Google&#8217; benle mi uğraşacak kardeşim de dur hala sen, adamlar gen haritanı çıkardı çoktan:P, alışkanlıklarına ya da nefret ettiklerine dair liste oluşturmaları an meselesi, artık pazarlamalar direk tek kişiye yönelik yani o senin bile çok da önemsemediğin &#8216;SANA&#8217;!</p>
<p>Çok mu paranoyakça? Belki öyle; hadi bunları kaale almadık diyelim, ama hala mutsuz ve umutsuz oluyorsak eşeklik bizde&#8230; İkinci bir şans daha olmalı, haklısın olmalı, ve daha da komiği, var zaten!!! Bir tık uzaklığımızda &#8217;secondlife&#8217; bizi beklemiyor mu? Hepimiz birer avatar değil miyiz sanal ya da gerçek?? Giydir avatarını, vücudunu şekillendir, tipini, yöreni, adını, işini, kimliğini seç ve ortamlara dal!! Bu kadar basit.. Aşık olabilirsin ya da işi gerçekten aşk yapmaya getirebilirsin.. Pişman mı oldun, rahatlamanın basit bir yolu var o da şunu tekrarlamak &#8216;amaaaan it&#8217;s just an avatar&#8217;:))) Sanal alem alt tarafı, sıyrılırız anında:)</p>
<p>Sıcak havalar geldi kapımıza dayandı arkadaşlarr, hadi bırakın artık neti, atın kendinizi REAL mi REAL denizlere:)) Yok ben akıllanmam, ucundan kıyısından tatil planıma da webi bulaştırırım derseniz, girersiniz www.geenee.com adresine, tatilinizi de ev değişimi programıyla belki bedavaya halledersiniz:)) Hizmette sınır yok!!</p>
<p>Yazı biterr, ben gider&#8230;</p>
<p>Son söz:</p>
<p>Tatil, iş, eğlence, uyku, eğitim, sanat, aşk akla gelen her ne varsa, bana kalırsa her ortamda bir Big Brother var benden içeri&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hergunbiri.com/yazim-geldi-yazarim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>6 Mayıs 2009, Ben ne yaptım?</title>
		<link>http://www.hergunbiri.com/6-mayis-2009-ben-ne-yaptim/</link>
		<comments>http://www.hergunbiri.com/6-mayis-2009-ben-ne-yaptim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 May 2009 22:01:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ebru Baranseli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Günler]]></category>
		<category><![CDATA[Aya Yorgi]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[bahar bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Ederlezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hıdırellez]]></category>
		<category><![CDATA[St. Georges]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hergunbiri.com/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[5 Mayısı 6 Mayısa bağlayan gece Hıdırellez diye adlandırılır. Hızır ile İlyas’ın yer yüzünde buluştukları gün olarak kabul edilir. Bu gece dilenen dileklerin gerçekleştiğine inanılır. Hızır, (ab-ı hayat) yaşam suyu içerek ölümsüzlüğe ulaşmıştır, baharda bolluk ve sağlık dağıtır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-148" title="Bahar Çiçekleri" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/05/11.gif" alt="Bahar Çiçekleri" width="446" height="298" /><br />
Evet itiraf ediyorum bu projeyi Can Demirezen&#8217;in 365 gün 365 yazar fikrini FF&#8217;de ilk duyurduğunda sevmiştim ve hemen ardından tarihimi seçip benden önce yazanları okuyarak heyecanla beklemeye başladım. Tabi zaman bu, süratle akıyor, günler gelip geçiyor. Kar, kış, gri gökyüzü yerini antidepresan etkili, hafif bir sersemlik ve şuursuzluk yaratan bahara, börtü böceğe bırakıyor. Çimenlerin vahşi çağrısı kulakları tırmalıyor.</p>
<p>Hal böyle olunca doğası gereği avareliğe meyilli insan evladı da &#8220;aman bir bahanemiz olsun eğlence olsun&#8221; diyerek coşup kendinden geçiyor (hiç tasvip etmiyoruz. oturun çalışın. çalışan demir ışıldar ve koşturan tilki aç kalmaz). İşte baharın damarlarımıza verdiği bu coşkunun çok derinlerde masalsı gelenekler ve bir takım bilimsel nedenler de var elbette. Bilimsel nedenlere hiç giremeyeceğim zira bahar geldi. Ne gerek var ki bilime?</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-147 aligncenter" title="Bahar Manzaraları" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/05/21.gif" alt="Bahar Manzaraları" width="498" height="113" /></p>
<p>Yoğun araştırmalarım sonucu edindiğim bilgilere dayanarak söylüyorum ki gerek İslamiyet (islamiyet öncesine dayandığı iddia edilen Hıdırellez bayramı) gerekse Hıristiyanlık (ortodokslar için Aya Yorgi, Katolikler için St.Georges günü) 6 Mayıs tarihini seçmiş doğanın insan evlatlarına verdiği güzellikleri kutlama günü olarak. Haksız da sayılmazlar efendim. Doğa bugün ne güzellikler katmış hayatınıza bir bilseniz!</p>
<p>5 Mayısı 6 Mayısa bağlayan gece Hıdırellez diye adlandırılır. Hızır ile İlyas&#8217;ın yer yüzünde buluştukları gün olarak kabul edilir. Bu gece dilenen dileklerin gerçekleştiğine inanılır. Hızır, (ab-ı hayat) yaşam suyu içerek ölümsüzlüğe ulaşmıştır, baharda bolluk ve sağlık dağıtır.</p>
<p>Dertlilere derman, hastalara şifa, uğur, kısmet, mucize, keramet ne ararsanız bu gece şansınızı deneyebilirsiniz. Yeter ki bunları hakedecek kadar iyi kalpli olun. Kimse kendisine ben kötüyüm demez elbette. Ancak bir tartın bakalım; kişisel çıkarlarınız uğruna kimlere minicik çelmeler attınız? küçücük hırslarınız gözünüzü karartığında hangi ufacık hilelere başvurdunuz? sizin olmadığı için nelere hasetle göz devirdiniz? kimlerin ruhu duymadan miniminnacık dedikoducuklar ettiniz? ne kadar bencilsiniz?, istemeden de olsa zarar verdiğiniz canlılar oldu mu bu yıl çevrenizde? kimlerin kalbini kırdınız sözlerinizle?</p>
<p>Bence bu soruları kendi kendinize dürüstçe yanıtlayıp öyle gül dallarına dileklerinizi bağlayınız, ateşler üstünden atlayınız, iyi şans, bol kısmet dileyiniz. Hem kendinize hem de azıcık da olsa canını yaktığınız, sıktığınız, bencillik ettiğiniz canlılara.</p>
<p>Herkese hıdırellezler, aya yorgiler ve st.georgesler ve daha ne kadar güzel bayram varsa hepsini sağlıkla karşılamayı diliyorum. Umarım hepinizin bu gece diledikleri gerçekleşir sayın okuyucu. Yazıma bugüne özel bir parçayla son veriyorum. Keyifli dinlemeler&#8230;</p>
<p><object width="300" height="52" data="http://www.odeo.com/flash/audio_player_standard_gray.swf" type="application/x-shockwave-flash"><param name="flashvars" value="valid_sample_rate=true&amp;external_url=http://www.hergunbiri.com/files/Ederlezi.mp3" /><param name="src" value="http://www.odeo.com/flash/audio_player_standard_gray.swf" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="quality" value="high" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hergunbiri.com/6-mayis-2009-ben-ne-yaptim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
<enclosure url="http://www.hergunbiri.com/files/Ederlezi.mp3" length="891581" type="audio/mpeg" />
	<enclosure url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/05/21-300x67.gif' length='14734'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/05/21-300x67.gif' height='223' width='175'/>	</item>
		<item>
		<title>Daha yürünecek çok yol var&#8230;</title>
		<link>http://www.hergunbiri.com/daha-yurunecek-cok-yol-var/</link>
		<comments>http://www.hergunbiri.com/daha-yurunecek-cok-yol-var/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 13:21:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serkan Mutlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[1 Mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hergunbiri.com/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[
Bundan 32 yıl önce bugün, çoğu gazete “solcuların birbirini yediğini” ya da “Maocuların 1 Mayıs’ı kana buladığını” yazıyordu. Türkiye’nin politik tarihinin en kapsamlı, en coşkulu ve en yüksek katılımlı mitinglerinden birinin gerçekleştirdiği 1 Mayıs 1977 gününde, zamanının Intercontinental Oteli olan binadan, göstericilerin üzerine ateş açılmış ve çıkan arbedede onlarca insan Kazancı Yokuşu’nun başında hayatını kaybetmişti.
Gerçek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-137" title="soldierbeth01" src="http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/05/soldierbeth01.jpg" alt="soldierbeth01" width="342" height="309" /></p>
<p>Bundan 32 yıl önce bugün, çoğu gazete “solcuların birbirini yediğini” ya da “Maocuların 1 Mayıs’ı kana buladığını” yazıyordu. Türkiye’nin politik tarihinin en kapsamlı, en coşkulu ve en yüksek katılımlı mitinglerinden birinin gerçekleştirdiği 1 Mayıs 1977 gününde, zamanının Intercontinental Oteli olan binadan, göstericilerin üzerine ateş açılmış ve çıkan arbedede onlarca insan Kazancı Yokuşu’nun başında hayatını kaybetmişti.</p>
<p>Gerçek şu ki, o kurşunlar sadece 500 bini aşkın kişiden oluşan gösterici topluluğuna sıkılmamıştı. O kurşunlar, Türkiye’nin devrimci tarihine, sendikal mücadelesine, sınıf bilincine sıkılmıştı. Olayın faillerinin bugün dahi açıklan(a)mamış olması, zamanının kontrgerilla örgütünün uzantılarının hâlen devletin içinde yer aldığını ve gücünü koruduğunu bize net bir şekilde kanıtlıyor.</p>
<p>Acı olan ise şu ki, o kurşunları sıkanlar, amaçladıkları sonuca ulaştılar. Ulaştılar, çünkü o korkunç olayın üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen, biz hâlâ Taksim Meydanı’nın emekçilere verilip verilmeyeceğini, “orantılı güç” kullanılıp kullanılmayacağını tartışıyoruz. Hatta öyle ki, tüm dünyayı köklerinden sarsan ekonomik kriz ortamında, o krizden en çok etkilenen emekçi sınıfının sorunlarını ve günden güne kaybettiği kazanımlarını konuşacağımız yerde, 1 Mayıs meydanının neresi olduğu üzerine kafa yoruyoruz.</p>
<p>Dünyanın hiçbir demokrasisinde, bu konuda kamu otoritesiyle halk arasında böylesine büyük bir uçurum olmamıştır. Zaten olamaz da, çünkü hemen her ülkede 1 Mayıs, 100 yılı aşkın süredir aynı meydanda, aynı geleneklerle kutlanır. Daha önce orada bulunduğum ve 1 Mayıs kutlamalarını bizzat yaşadığım için bu örneği vereceğim; Paris’te her 1 Mayıs gününde Nation Meydanı’ndan République Meydanı’na kadar bir yürüyüş düzenlenir. Bu gösterilerde, kimi radikal grupların çıkardığı ufak tefek aksaklıklar dışında herhangi bir sorun da yaşandığı görülmemiştir.</p>
<p>Frankofon bir lisede okuduğumdan, Fransız hocalarımızla 1 Mayıs konusunda sıklıkla konuştuğumuzu, hocalarımızın Türkiye’de olan bitene her daim şaşırdığını hatırlıyorum. Hatta bir hocamız, “Sizin ülkenizdeki gösterilerde polisin yaptıklarına anlam veremiyorum.” diyordu, “Normalde polislerin eylemcileri dışarıdan gelebilecek bir saldırıya karşı koruması gerekirken, sizde polisler dışarıyı eylemcilerden korumaya çalışıyor.” O zaman bu sözlere pek anlam veremediysem de, Paris’te tecrübe ettiğim 1 Mayıs gösterisinde hocamın ne demek istediğini anlamıştım. Gerçekten de, yolun her iki tarafına dizilen polisler, eylemcilere sırtlarını dönerek, etrafta provokasyona yol açacak bir grup var mı diye bakınıyorlardı. Doğrusu da bu değil miydi zaten? Birkaç çapulcuyu saymazsak, haklarını aramak için meydanlara dökülen bir kitlenin, bu en demokratik hakkını kullanırken etrafa zarar vermesi, mümkün olabilir miydi?</p>
<p>Bu düşüncelerin arasında, bir 1 Mayıs daha geçirdik. Sevgili valimiz gene “Taksim’in miting alanı olmadığını” iddia etmeye çalıştıysa da, hem tarih, hem de dün yaşanan olaysız ve tarihî 1 Mayıs kutlaması, valiyi haksız çıkartmış oldu. Tarihî diyorum, zira gerçekten de önemli bir gündü dün yaşanan. Kale, 31 yıl sonra devralınmış; iktidarın baskıcı güçlerinin yıldırma ve tehdit politikaları, sonuç vermemişti. Emek örgütlerinden, siyasî partilerden ve diğer örgütlerden oluşan 5000’i aşkın temsilci, marşlar söyleyerek, yumruklarını sıkarak, halaylar çekerek bayramlarını kutladılar.</p>
<p>Şüphesiz, özellikle DİSK ve KESK tarafından ısrarla yürütülen ve sonunda Taksim Meydanı’nın açılmasıyla sonuçlanan bu mücadele, bir zaferdir. 1977’de hunharca katledilenler, askerî cuntanın işkence tezgâhlarından geçenler, darağaçlarında sallananlar, mücadelelerini boşuna gerçekleştirmediklerine olan inançlarında yanılmadıklarını göstermiş oldular. Ancak, bugün gelinen noktada, kazanılmış bu zaferin sarhoşluğuna kapılıp, emekçi kesimin sorunlarını göz ardı etmek olmaz. Emek örgütleri, yıllarca süren sendikal mücadelenin ardından elde edilen kazanımlara gözlerini kapatamaz. Asgarî ücret komik seviyelerde seyrediyorken, tersanelerde işçiler ölmeye devam ediyorken, kıdem tazminatı kaldırılmak isteniyorken, işsizlik ve yoksulluk tavan yapmışken, iktidarın Taksim Meydanı inadının kırılabilmiş olmasının mutluluğunu yaşamak zamanı değildir.</p>
<p>Evet, önemli bir başarı kazanıldı, ancak mücadele devam ediyor. Daha yürünecek çok yol, kazanılacak çok hak var.<br />
<em><br />
Fotoğraf: Banksy</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hergunbiri.com/daha-yurunecek-cok-yol-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/05/soldierbeth01-300x271.jpg' length='33216'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.hergunbiri.com/wp-content/uploads/2009/05/soldierbeth01-300x271.jpg' height='223' width='175'/>	</item>
	</channel>
</rss>
