Serbest | Her Gün Biri

‘Serbest’ Kategori Arşivi

Karanlığından korkma, tanış onunla…

Nelerden korkarsın? Reddedilmekten mi? Başarısızlıktan olabilir mi? Geç kalmış olmaktan? Parasız kalmaktan? Terk edilmekten? Yaşlanmaktan mı? Yalnızlıktan mı? Belki işsiz kalmaktan, belki sevilmemekten belki de ideallerini gerçekleştirememekten… Yoksa birilerinin çıkıp da sana “biz sana demiştik” demesinden mi korkuyorsun? Kendini ifade edememekten? Anlaşılamamaktan? Ya da tam tersine anlaşılmaktan ve çıplak kalmaktan mı? Bir şeylerden korkuyor olmalısın. [...]

More »

Korkma…

korkarsın bazen kaybetmekten ve kaçmaya kalkarsın kendinden bir şehirden başka şehire yol alırsın korkmuyormuşcasına
bir tek sen bilirsin…gözlerin yalan söylemeyeceğini bilişindendir belki de gözlerini kaçırışın. gözlerden korkmuyorum dersin kendi kendine, kendini bulduğun yalnız bir yerde. belki de yalnızlıkta bulmak için kendini çeker gidersin her seferinde.. yüreğinde bir şey olduğunu bilirsin, bilmediğin acıya benziyordur sence, öyleyse kimin [...]

More »

BEKO – HITACHI

Sene 1984, henüz 5 yaşındayım. Balkonda dedem ve anneannemle oturmuş Sapanca Gölü’nü seyrediyoruz. Benim çocukluğum çok sakin geçmiş. Koltuğa oturt, 3 saat 5 saat git, işini gücünü gör ben hala bıraktığın pozisyonda oturuyorum. Yine öyle günlerden biri, hava sıcak, hafif bir rüzgar bunalmamızı engelliyor. Zaten bunalanlar bunalmış yeni yeni rahatlamaya başlamışlar o dönem. 80 sonrası [...]

More »

Eski Sevgilim İstanbul

Bu İstanbul çok sevip de hiçbir zaman tam anlamıyla çözemediğin, tam anlamıyla senin olmayan sevgili gibi. Gidişimi umursamayacak biliyorum ama ben hala hep onu anıyor; kime, nereye gitsem onu anlatıyor olacağım.
Bursa da yıllarca senin kahrını çeken vefalı sevgili… Biliyorum beni özleyecek, yıllarım geçti onunla, ailem orda bi’ kere, nası’ özlemesin. Bense adı geçerse ‘ha evet [...]

More »

Su

ateşle birlikte yazmaya cesaret edemiyor insan sanki yazmaya kalktığı kelimeler daha yazılmadan yanıp ateş oluyor yazmak için ateşin dışına çıkmak ya da ateşin sönmesini beklemek  gibi.. aslında bir bankın arkasına oturmak, dışında olmak gibi… yanarken yani ateş varken elini uzatamayıp seyrediyorsun. ateş söndüğünde ayağa kalkıyorsun ama cesaretin hala yok ayakta bekliyorsun közler iyice söndüğünde geride [...]

More »

Tofi Bulunur

En son odama girdiğimde yerde, tam masamın ayağının dibinde mor bir toka buldum. Bu defa o ağlak tavırları hiç takınmadım, aldım yerden hemen. Kalkarken de ense kökümü vurdum masanın altına. İyi oldu. Kendime geldim tamamen. Hemen kitaplığımın üstten sonuncu rafında bir kutucuk var. Kutucuk dediğim de hani “jeux d’enfants” filmindeki kutu var ya, hah işte [...]

More »

HÜZÜN ve İHTİYAR

“Nedir içindeki bu bitmez tükenmez neşenin sebebi, Geyik Mühendisi?” diye sordu ihtiyar.
Yanıtlaması zor bir soru değildi.
Nitekim matematiksel olmayan bir çok sorunun cevabı hep kolaydı benim için.
Söz oyunları benim işimdi, kim karşılığını verirse onun tarafını rahatlıkla savunurdum.
Yaradılışı savunabilir, evrimi çürütebilirdim.
Fakat aynı önemlilik derecesine sahip kozlarla evrimi de bir o kadar iyi savunurdum.
Olay her iki tarafı da [...]

More »

Gerek

Hayatı arzulu ve heyecanlı yaşamak gerek. Risk almak gerek. Düşmek, kalkmak, tekrar düşmek gerek. Gerçekten yaşamak gerek. At gözlüklerini atmak gerek. Hergün aynı döngüde seyreden hayattan uzanıp dışarıya bakmak gerek. Okumak, uğraşmak, ter dökmek gerek. Dünyanın diğer köşelerine gitmek gerek. Modern sanat sergisinden çıkıp arka mahalle kıraathanesine girmek gerek. Her yeni günün daha fazla bilinmeyen [...]

More »

Bir kapı kapanır bir kapı açılır

Uzun zamandır düşünüyorum gerçekten de bir kapı kapandığında yeni bir tanesi açılıyor mu? Yani gerçekten de olumsuzluklar, aksilikler bir gün geliyor değişiyor bizim için iyi bir şeye mi dönüyor? Acaba her olmayan bir işte bir hayır var mı gerçekten? Yoksa bunların hepsi insanın bir şekilde dayanması, güçlüklerle savaşması için uydurulmuş bahaneler mi? Eee ne demişler [...]

More »

Yağmur Vururken Cama

“Hiç bir şeyde gözüm yok
Sen yanımda ol yeter…”
Güzel günlere olan umudumu parçalamıştım o rüyadan uyandığımda. Gördüğüm o rüya bir gerçeği tüm çıplaklığı ile yüzüme vuruyordu. Sensizlik.. Aslımda sensizdim, özüm, benliğimin tüm kapıları sensizliğe çıkıyordu. Kabullenmesi çok güçtü belki, belki de yaşadığım herşeyin en anlamlı yansıması idi. İdrak edecek kudretim yoktu; üstelemedim.
Bir rüyanın belli  belirsiz hatlarıydı [...]

More »