Ünlem!
Parantezlerin arkasina saklanmam,
Noktalari yerine sayarim,
Sorulari isaretlerim,
Virgülde durur,
Son sözümde bitiririm.
Paylaşılması öyle zor anlar yaşıyor ki bu yürek…
Bu uzun yolculuğun her istasyonunda durmalı mıyım diye soruyorum.
Geldiğim bir noktadan sonra geriye dönüp bakmaya cesaret etmeli miyim?
Kazançlarımla birlikte görünen mutluluk öylesine küçülüyor ki görünmeyeni bilmeyince. Kaybettiklerine ağlamak mı gerekir? Değer miydi demeye korkuyorum.
Aldırma diyen dostları mı dinlemeliyim diye düşünüyorum.
Haklı olmaları önemli mi? Sen yanılmadın mı?
İşte budur dediğin [...]
Tam 10 yıl önce bugün bir usta öldü.
‘Haydan gelip huya giden bir huysuz’ adam; ‘Ağzı bozuk ,meymenetsiz bir ozan’; ‘Ben bir osuruk ağacıyım yellendikçe şiirler açan’ rahatlığıyla kendini tarif eden bir şair.
Aman aman ! Öyle trajik bir hikaye antresi değil bu yazı bilesiniz isterim. Bu sözün öznesi adamın, ancak hayrankalınabilecek dalgacı haliyle [...]
sabah çizgi film izliyoruz.
pavlov’un köpeği inliyor.
köpeğin karnındaki,
pavlov’u deli ediyor.
yine aynı yüzler, yine aynı sesler.
yine aynı işler, yine aynı işler.
eğlenmekten çok eğlendirmek.
yere düşmüş boyalı pamuklar.
radyoda neşeli bir şarkı.
patron yine çocuğu azarlıyor.
sol elim boş; ama sağ elim dolu.
sağ elimdeki silah patlıyor.
boş bir çanta ve parayla dolu bir kasa.
şimdi kasa boş ve dolu bir çanta.
sağ elim boş, sol [...]
İnsan eksik yaratılır.
Tamamlanmayı bekler, tamamlamayı ister.
İnsan yorgun yaratılır.
Sırtını dayayıp dinlenmeyi bekler, destek olup yaslanılmayı ister.
İnsan cevapsız yaratılır.
Güneşin her sabah neden doğduğunu öğrenmeyi ister.
İnsan amaçsız yaratılır.
Güneşin her sabah doğduğunu görmek için bir neden ister.
İnsan aptal yaratılır.
Elinde sahip olduklarının değerini kaybetmeden önce öğrenmek ister.
Ben hepsiydim,
seninle tamamlandım,
seninle durmadan koşabiliyorum,
seninle bir cevabım var,
seninle bir amacım var.
Kaybedilemeyecek kadar değerli bir [...]
savurgan değişimlerden
gömleğime bulaşan taze terim
ya da dilimden düşmeyen kaba bir türkü gibi
tadını umursamadan, kaşık kaşık yutkunduğum, acıyan kanım
yalnızlığımın sessiz direnişine
asi yüzlü kontra tokatlarım
uğursuz diye kaldırımlara saçtığım amerikan dolarları
ve kalıbında sessizce doğuran anılarım
ve ben ertelemedim hiçbir savruluşu…
yani katil yüzlü şaşkınlığım
ya da bebek yüzlü sevdam
trenlerin peşindeki çocukluğum
ve yüksek ateşte kıvranan kurban beynim,
haplarım ve yongalarım
dumanlı farkındalıklarım
hızlanmış ya da [...]
Bu sefer ben konuşmak istiyorum.
Herkes konuştu benim hakkımda, bu sefer ben.
Susturma beni, susturtma…
Kimim ben?
Doğar doğmaz tanırsın beni, sen öldükten sonra dahi seninleyimdir.
Hiç bırakmam seni. Sensiz olamam çünkü…
Yalnız kaldığını düşündüğünde bile benimlesindir farketmezsin.
Paylaşırım en aydınlık günlerini, en karanlık gecelerini…
Paylaşırım mutluluğunu, üzüntünü, sessizliğini, sesini…
Paylaşırsın beni sevdiklerinle, nefret ettiklerinle…
Seversin beni…
Yaşın, cinsiyetin, dilin, ırkın, dinin neyin varsa seni sınıflamaya [...]