Kısa Kısa | Her Gün Biri

Her Gün Biri: Çok yazarlı blog

Kısa Kısa

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz oylanmadı)
Loading ... Loading ...

Sıcak sıcak öpmek,

Sabah yeni uyanıp işe gitmek üzereyken annem bana, ” Gel de bir sıcakken öpeyim.” derdi.

Ben ise insanın sıcağının nasıl olduğunu bilmez bir haldeydim. Bazı kelimelerin ne anlama

geldiğini ve ebeveynler için hangi anlamalrı taşıdığını sizler büyüdüğünüzde anlıyorsunuz.

Ben de bu kelimenin anlamını oğlum yataktan yeni uyandığında ya da işe giderken sabah

oğlum uyurken kendisini öperken kendi kendime, ” İşe gitmeden oğlumu sıcak sıcak öpüp öyle

işe gideyim. ” diye söylerken kimi kelimelerin çok farklı kişiler tarafından çok farklı

anlamlara bürünebileceğini anladım.

Dünyanın en güzel kokusu,

Dünyanın en güzel kokusu kesinlikle insanın çocuğunun beşikte iken var olan kokusudur.

Hele çocugunuzun üzerine ses gitmesin diye herhangi bir bez koyuyorsanız, çocuğunuzun o

kokusu tamamen beşiğin içinde muhafaza edilir ve siz bu kokuyu dünyadaki başka hiç bir

kokuya değişmezsiniz.

Liberal olmak,

Geçenlerde derste Mustafa A. Aysan hocam bana şu cümleyi kurdu,” Senin çok arkadaşın var

mı ?”, bunu söylemesi derslerde hoca ile liberalizm ve karma ekonomi arasındaki farkları

derste dillendirmem ve krizin nedeninin kapitalizm olduğunu söylemesi ile benim kendisine

esas sorunun kapitalizmin doğru uyğulamayıp bunu sosyalizm ile birleştirilip tamamen

popülist bir politika ile harmanlamış kapitalizmin yaptığını söyledim. Bu şekilde olunca

liberal fikirleri savunan kişiler ideal dünyayı istiyorlar faat bunun olabilmesi çok zor

böyle olunca neredeyse herkesin söylediğini yanlışlayabilecek sözler söyleyebiliyor. Böyle

olunca doğru söyleyen onuncu köyden de kovuluyor.

Hayat sadece,

Hayat sadece onurumuzla tamamlamamız gereken bir görev değil, aynı zamanda bizlere

verilen görevin layıkıyla tamamlayıp, bizim olduğunu sandığımız bu dünyanın sadece bizim

olduğunu düşündüğümüz fakat sadece bizim üzerinde durmak değil sanmak kelimesinde

odaklanmamız gereken ve buna göre davranmamız gereken bir yoldur.

Rüyalar gerçek mi ?,

Geçenlerde bir rüya gördüm ve bu rüyada hayalet ya da hırsı zgibi bir nesne görüyordum.

Üzerime gelen bu nesne üzerine ” ALLAH, ALLAH” diye bağırırken uyandırılıyorum.

Söylenilene göre gerçekten de uyurken ” ALLAH, ALLAH” diye bağırmışım.

İşte bu noktada rüya ile gerçek arasındaki bağlantı aklıma takıldı. Rüyada bağırmış

olduğum bu ses nasıl olduda gerçek dünyada kendisine yer buldu ?

Nasıl oluyor da kimi rüyaları hiç hatırlamazken kimi rüyalar bizi bu kadar çok

etkileyebiliyor. Hele bazı rüyaların rüya olduğunun farkında olmamıza rağmen içinden

çıkamıyoruz.

Yoksa matrix denilen olay gerçek mi ?

onüçüncü kat filmindeki gibi dünyanın sonunda kuşlar elektronlara mı bürünüyor ?

Vanilla Sky’da ki gibi biz kendimizi dondurduk, söz verdik, ve tekrar kendi hayatımımızı

mı yaşıyoruz.

Bütün bunlar bilinmez, gerçekliği ya da sahteciliği tartışılabilir.

Tek bir gerçeklik var O da, insanın düşünmesi ve bu düşünceyi iyiye, doğruya ve güzele

yönlendirebilmesidir.

Umarım iyiden, doğrudan, güzelden, faydalı olandan yöne bütün güçlerini yönlendirebilmiş

birileriyizdir.

Not: Entelektüel entellektüel diye yazılmaz.



Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemesi aracılığıyla takip edebilirsiniz.