Norveç’te Değişim
Norveç
2006 yılının ilk 7 ayını değişim öğrencisi olarak bu İskandinav ülkesinde geçirmiştim. Bu günlerde Eurovision birinciliği ile oldukça gündemde olan bu ülke hakkında yazmak istedim. Öncelikle; ikliminden ve uzaklığından dolayı çok çekinerek ve birçok önyargıyla gittiğimi söylemeliyim. Bu dönem boyunca 70bin nüfuslu ve bu nüfusuyla Norveç’in en büyük şehri olan Kristiansand‘da yaşadım.
Norveç her anlamda çok sessiz bir ülke. Bu yüzden sessizliği seven, doğayla baş başa kalmak isteyenlere şiddetle öneririm. O kadar sessiz ki, 7 ay boyunca bırakın kavgayı bir tartışma bile görmedim. Herkes birbirine karşı saygılı ve ölçülü aslında biraz da mesafeli. 10 yıldır arkadaş olan ve bu 70bin kişilik kasabada oturan, sürekli okulda beraber takılan 2 arkadaşın birbirlerinin evine daha hiç gitmediğini duyduğumda çok garipsemiştim. Ama diğer yandan da iletişimleri bize göre daha transparan, gerçekten o anda ne düşünüyorlarsa onu söylüyorlar. Sanırım bu sevdiğim bir özellik ve uzun vadede problemlerin büyümesini büyük ölçüde önlediğini düşünüyorum.
Norveç’in doğal güzelliklerini nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Öncelikle eğer Norveç’e yolunuz düşerse, mutlaka bir fiord turu yapmalısınız. Gerçekten sadece filmlerde olduğunu düşündüğüm birçok şeyi gözlerimle gördüm. Diğer yandan, dünya mirası şehirler arasında da yer alan, Norveç’in 2. büyük şehri Bergen hayatımda gezdiğim en güzel şehir diyebilirim. Renkli evleri, deniz kenarındaki kafeleri ve müzeleri ile harika bir şehir. Başkent Oslo ise görece olarak çok daha kalabalık ve gürültülü. Birçok uluslararası şirketin bölge merkezleri burada olması nedeniyle oldukça enternasyonal. Havalimanı şehirden hızlı tren ile 45 dakika uzaklıkta ve şehrin hemen hemen heryerine tramvay ile ulaşmak mümkün. Konaklama ve yemek çok çok pahalı. Yemek olarak da çok fazla seçenek olduğunu söyleyemem ama eğer deniz ürünlerini seviyorsanız, şehir merkezinde çok güzel restoranlar bulabilirsiniz. Gezilecek yerler arasında da Viking Müzesini mutlaka öneririm.
Son olarak da çok kısaca Norveç’deki eğitimden bahsedeyim. Türkiye’deki üniversite hayatımla karşılaştırdığımda gördüğüm en büyük fark öğretim görevlisi – öğrenci ilişkisiydi. Öğretim görevlilerine öğrenciler isimleriyle hitap ediyorlar. İlk başta diğer avrupa ülkelerinden gelen diğer değişim öğrencileriyle birlikte bu durumu çok garipsiyorduk ama alıştıktan sonra aslında birine saygı gösterdiğini göstermek için -bey ve -bayan gibi ünvanların çok da gerekli olmadığını , aksine bunların iki taraf arasındaki iletişimi azalttığını düşünmeye başladım. Derslerdeki diğer bir ilginç nokta ise, sadece çok temel bilgilerin verilmesi oldu. Öğrencileri detaylara boğmak yerine, temel bilgiler üzerinden sınıfta tartışmayı ve bu detayları tartışma esnasında ortaya çıkarmayı tercih ediyorlar. Gerçekten dönüp baktığımda, bu yöntem ile öğrendiklerimin çok net hatırladığımı söyleyebilirim. Ve son olarak efsanevi sınavlar. 4 saat, 5 soru, defter kitap ve her türlü kaynak açık. X nedir, nedenleri nelerdir yerine x şudur, peki sizce şöyle olsaydı nasıl olurdu, nasıl geliştirilebilir vs. tarzı sorular. Sınav sırasında kantine gidip birşeyler yemek mümkün
Kısacası ülkemizdekinden çok çok farklı bir eğitim stilleri var ve bence bilginin böylesine hızla eskidiği bir dönemde, doğru bir model olduğunu düşünüyorum.
Evet çok çok kısa bir gezi yazısı oldu biliyorum ama bu bile benim için rekor. Norveç’e gitme şansınız olursa mutlaka değerlendirin derim. Gerçekten birçok yönüyle dünyanın geri kalanından çok farklı ve doğal güzellikleriyle çok özel bir ülke. Son olarak sizi başka bir gezegende olduğunuzu hisettirecek kuzey ışıklarıyla başbaşa bırakayım


Her gün farklı bir yazarın kendisi için önemli bir günü anlattığı HerGünBiri.com'a hoşgeldiniz!

Hasan Basusta
30 May, 2009
Cok guzel bir yazi olmus Huseyin, ellerine saglik. Norvec’ e gidersem bu yazidaki onerileri dikkate alacagim.
Huseyin
30 May, 2009
Tesekkurler Hasan
miocaro
2 Haz, 2009
çok sevdiğim bir ülke. eline sağlık