Sevgili

Zamanın, en güzel olduğu zamanlarda yaşamayı, sevmeyi, seven bir genç vardı.. Bu genç uzun yıllar önce onun gözünde, dünyalar güzeli bir kıza gönlünü kaptırmıştı. Seviyordu, çok seviyordu.
fakat bunu o dünyalar güzeline söyleyemiyordu.. Neden söylemiyordu ki ? Kimsenin bilmediği, kendisinin bildiği sebebleri vardı . Hayatını tamamen onun üzerine kurmuş, birgün hayallerinin
gerçekleşeceğine inanıyordu.. Gece yatarken onun hayaliyle yatıp, sabah onun hayaliyle kalkıyordu.. Sanki herzaman yanındaymış gibi haraket ediyordu.. Bu dünyalar güzeli kız pekte uzakta
değildi ki. Aynı şehirde yaşıyorlar, birbirlerini hergün görüyorlardı.. Genç, dünyalar güzeli kızın ismini biliyordu ama dünyalar güzeli kız gencin ismini dahi bilmiyordu.. Genç onunla her karşılaştığında
donup kalıyor gözleriyle resmen sevgisini söylüyordu; “Seni seviyorum küçücüğüm, Seni seviyorum küçücüğüm” .. Ama dünyalar güzeli, onun gözlerine bakmıyordu onun farkına varmıyordu..
Aradan uzun yıllar geçti genç artık farklı bir şehirdeydi.. Hayatını sürdürüyor yaşamayı yine seviyordu ama dünyalar güzelini unutmamıştı.. Gün geldi tekrar o şehire gitmek zorundaydı bir yanı
mutluluk, sevinç dolu diğer yanı ise hüzün, keder dolu.. Ne yapacağını bilmiyordu.. Genç, farkında olmadan dünyalar güzelinin dostlarıyla dostluk kurmuştu.. Birgün dostlarını, dünyalar güzelinin
masasında gördü.. Şaşırdı ve dostları onu görünce hemen masaya davet ettiler.. Genc kısık bir sesle “Merhaba” dedi ve oturdu işte şimdi dünyalar güzeli onun gözlerine bakıyordu. Dostlar, genc
ile dünyalar güzelini tanıştırıyorlardı. Genc gözlerini hiç ayırmadan dünyalar güzeline bakıp, hayallere dalmıştı.. Birden arkadaşının sesiyle hayallerini böldü. Suskundu.. dostlar, neden sustun
diyorlardı ama genç açıklayamıyordu. Genç, konuşmaya başlamıştı dünyalar güzelini çok iyi tanıyordu ama dünyalar güzeli onu tanımıyordu kendisini tanıtmaya başlamıştı ve dünyalar güzelide
gençden hoşlanmış, muhabbetin bitmemesini istiyordu.. Belki gencin o güne kadar en mutlu olduğu şey dünyalar güzeliyle aynı masada oturup gözlerine bakmaktı.. Artık günlerini beraber
geçiyorlardı eğleniyorlar, geziyorlar, mutluydular.. Genç artık karar vermişti sebebi vardı ama söyleyecekti.. Dünyalar güzeline açıldı Seni Seviyorum dedi fakat genç ile dünyalar güzeli farklı
şehirlerdeydiler. Nasıl olacaktı ? Kız sen farklı şehirdesin olmaz ki gözden uzaksın dedi Genç hemen cevap verdi “Hayır, olur, olmalı” ben senin için bu şehre gelirim dedi. Fakat kız birbirimizi biraz
daha tanıyalım dedi.. Genç olur tanıyalım dedi ve ayrıldılar genç şehirden ayrılmalıydı, ayrılacağı gün bunu söylemişti ve mutluydu.. Görüşüyorlardı farklı şehirde olmalarına rağmen ve genç artık
karar vermiş, tamamen kızın şehrine yerleşmiş hayatını bu şehirde devam ettiriyordu.. Sürekli görüşüyorlar birbirlerini tanıyorlardı. Genç duygularını tamamen anlatmış, dünyalar güzelide
kendisinin gence karşı boş olmadığını söylemişti. Çok mutluydular ve artık onlar sevgiliydiler.. Birbirlerini çok seviyorlardı öyle güzel günleri geçiyordu ki öyle mutluydular ki herkes kıskanıyordu..
Birgün yine çok basit bir sebebden dolayı ayrıdılar bu sebep büyüdü büyüdü dağ gibi oldu genç çok sevmesine rağmen sevgisi kadar kızgındı arayıp sormuyor, dünyalar güzelide arayıp
sormuyordu.. Bitmişti !
Yaşamayı seven genç artık yaşamaktan nefret ediyordu çünkü yaşamak ölüm gibiydi. Tekrar başa dönmüştü fakat bu sefer farklı bir başa dönmüştü.. Artık hayatında o olmayacaktı.. Seviyordu
çok seviyordu ama olmamalıydı. Onun için bir çok fedekarlık yapmıştı, karşılık alamıyordu Sevgi fedekarlık ister belki ama tek taraflı olmuyordu gence göre.. Genç, hala dünyalar güzeli kızı seviyor,
onun özlemiyle yaşamak istemesede, yaşıyordu..


Her gün farklı bir yazarın kendisi için önemli bir günü anlattığı HerGünBiri.com'a hoşgeldiniz!

Mustafa İREN
10 May, 2009
Dünyalar güzeli, görür belki (:
güzel olmuş, yüreğine sağlık…
Aykut AKTAŞ
14 May, 2009
Yüreğine sağlık ömer’im..