Taşıyıcı | Her Gün Biri

Her Gün Biri: Çok yazarlı blog

Taşıyıcı

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz oylanmadı)
Loading ... Loading ...

ali-bulut-tasiyici

savurgan değişimlerden
gömleğime bulaşan taze terim
ya da dilimden düşmeyen kaba bir türkü gibi
tadını umursamadan, kaşık kaşık yutkunduğum, acıyan kanım
yalnızlığımın sessiz direnişine
asi yüzlü kontra tokatlarım
uğursuz diye kaldırımlara saçtığım amerikan dolarları
ve kalıbında sessizce doğuran anılarım
ve ben ertelemedim hiçbir savruluşu…

yani katil yüzlü şaşkınlığım
ya da bebek yüzlü sevdam
trenlerin peşindeki çocukluğum
ve yüksek ateşte kıvranan kurban beynim,
haplarım ve yongalarım
dumanlı farkındalıklarım
hızlanmış ya da karalmış adımları

düğümlerle bağlanmış kollarım
ve birbirine deymeyen zıt kutuplu belalarım,
işte bu
açılımıdır çokça gelişmiş bir zekanın
ve çokça yalnız kalmış bir rüyanın…

işte bu
lanetidir farkında olmanın
ve lanetidir
taşıyıcıların…

iş dönüşünden geceye sarkan bir avuç zaman
ve gündüze asılı kalmış pembe yüzlü şeytan
geceye dönüşen defterim
ve kalem kalem yayılan parmaklarım
usulca kanattığım gözlerimdeki yaralarım
ve derisini soyduğum kehribar içindeki solucanlar
canlı tanıklarım
fahişelerin kabuslarında
cansızca sürünen akıl dolusu maharetler
ve kabızlığından ağlayan çukurcuklar
aynı gömleği ıslatan iki farklı ter
ve gömleğime isyan eden beden kalıbım…
taşıyıcıyım…

sonra kısa bir süre
biraz karmaşa
ve
yapışkan bir sessizlik…

aradığım her numarada
telefonu açan hep
o lösemili çocuk
deli kanımı paylaşan o küçük beden
tanımadığım
bilmediğim hikayesi olan bebek
çocuk…
gözümü her açtığımda farklı bir hastanede
bir ünite daha eksilirken kanım
yorgunluğum
deli kanım
zalimce AB+
adımın baş harfleri…
adımı bile bilmeyen o küçük kalp
kanımı kattığı umutları
trombosit
hava ve su…
bir bebeğin gülen gözleri…
işte o gülümseyerek ağlayan bebek
ve benim
her gece başka bir hastanede
ünite ünite eksilen kanım
ve
adım adım yaklaştığım garip bir demet ışık…
taşıyıcıyım…

kıyasıya bir dövüşün ardından
önce yanaklarımda başlayan
ve derinlerde patlamaya hazır
intikam türevi orgazmlar
çığlıklar
bedenlerimizin sefaleti
bizim…
acının kemirdiği, ruh ateşi gibi yanan gözlerim
ve görebildiği
işte kehanetin gerçek rengi
yıllar önce ölen falcı kadının kanı gibi yerde biriken
bu çoğul işkence ayinleri…
taşıyıcıyım…

dün ben mahallede yokken
yani evde bile değilken
yani aslında ben hiçbir yerdeyken
habersizken her şeyden
çocuk kaçırmaktan hüküm giymişim…

anlatamadım ben
oysa çocuklara kıyamam
anlatamadım
oysa sadece taşıyıcıyım…

işte kalemim
işte düşen bir yıldız
yanımda yalnız kitaplarım
ve belki de ben aslında
geceye açılan gizli bir kapıyım…

Ali BULUT

www.alibulut.com



Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemesi aracılığıyla takip edebilirsiniz.