YOLUN YARISI – 5…
“Yaş otuzbeş! Yolun yarısı eder,
Dante gibi ortasındayız ömrün…”
Tam olarak yolun yarısında olmasam da, oraya beş adım uzakta olduğumu bilmek, az da olsa korkutuyor beni şu an. Ne zaman geçti bu kadar sene diye soruyorum kendime. Eskiden “benden çok büyük” dediğim insanların yaşına gelince anladım aslında bu yaşın o kadar da büyük olmadığını. Tam tersine hayatı çok daha iyi anlayabildiğim, onu hergün damla damla tüketirken elimden geldiğince tadına varmaya çalıştığım bir süreç bu. O yüzden benim için özel olan bu günde, hayatıma anlam katan kişileri ve kulübü paylaşmak istedim bu blogda.
AİLE

Minicik bir ailem var benim. Annem, babam ve ben. Herkes gibi ben de ailemi çok seviyorum. Tabiki her zaman, her konuda anlaşmamız mümkün değil ama ben onlar olmadan bir yaşam düşünmek bile istemiyorum. Özellikle annemin yeri bende o kadar ayrıdır ki. Onun verdiği değeri hayatta kimse bana vermez biliyorum. Babam da sever beni elbet ama ana yüreği ayrı, sevgisi ayrı, sarılışı ayrı, bakışı bile ayrı. Allah annemi de babamı da başımdan eksik etmesin. Teyzelerimin ( özellikle 2 tanesinin ) yeri de ayrıdır bende.Teyze anne yarısıdır derler. Gerçekten de bana çok değer veren 2 teyzem var. Emekleri çok büyüktür bende. Aysel ve Fitnat teyzem bitanedir. Onları söylemeden geçemem. Son olarak, sevgili kuzenlerim, Korhan, Kağan abi ve Hakan abi, sizler de değerlisiniz benim için. Sizleri seviyorum.
ARKADAŞLAR
Arkadaş kelimesi aslında çok açık bir terim. Fazla tanımadığımız ama arada görüştüğümüz, bir şeyler paylaştığımız insanlara da arkadaş diyebiliriz. Ancak benim burda belirteceğim kişiler en yakınımda olan, iyi ve kötü zamanlarımı paylaştığım ve sonuna kadar güvenebileceğim yakın arkadaşlarım. Onların yeri çok ayrı benim için. Küçük de olsa hislerimi onlarla paylaşmak istiyorum burada.
Seden…Dostum kelimesini kullandığım hayatımdaki tek kişi. Yaşadığım şu 30 senenin 12’sinde sen varsın, olmaya da devam edeceksin. Bunun için çok mutluyum. Sevda…Kim demiş facebook boş bir site diye. Onun sayesinde buldum seni. İyi ki de bulmuşum. Sensiz hayatımda bazı renkler eksik kalırdı. Burcu Yetgin…Orta okul-üniversite arası bir boşluk da yaşasak, orta okuldan bana geriye kalan değerli insanlardansın. Umarım hep hayatımda olursun canım arkadaşım. Sibel…Güzel yürekli arkadaşım. Hep yanımdasın, olamadığında da hissettirirsin. İyi ki varsın. Kaybettiğimiz yılların acısını çıkartacağız mutlaka. Pınar…Az zamanda çok şey paylaştığım değerli insan. Kadere inanan biriyim ve bizi tanıştırdığı için ona minnettarım. Toygun…Hayatımda en güvendiğim insanların başında geliyorsun ve bu hiç değişmeyecek biliyorum. Aynen dediğin gibi, Semper fi. Petek…Seneler oldu tanışalı. Anılarımız bazılarına göre az da olsa, bir o kadar ağır ve değerliler güzel arkadaşım. Çağın+Nevzat+Yiğit…3 silahşörlerim benim. Şu dünyada değer vermeyi, sevmeyi ve dostluğu bilen sayılı arkadaşlarım. Sizleri unutmam mümkün mü?
Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş
Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş
Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş
Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş
Ortak olmak her sevince, her derde, kedere
Ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele
Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş
Bir gün gelip, ayrılsak bile seninle arkadaş
(Yollarımız ayrılsa bile seninle arkadaş)
Evet arkadaş;kim olduğumu, ne olduğumu
Nerden gelip, nereye gittiğimi sen öğrettin bana
Elimden tutup, karanlıktan aydınlığa sen çıkardın
Bana yürümeyi öğrettin yeniden
El ele ve daima ileriye
Bir gün.
Bir gün birbirimizden ayrı düşsek bile
Biliyorum, hiçbir zaman ayrı değil yollarımız
Ve aynı yolda yürüdükçe
Gün gelir ellerimiz yine dostça birleşir
Ayrılsak bile kopamayız

İşte hayatıma anlam katan kulüp. Renklerini birlikte gördüğüm her yerde kalbimin daha hızlı atmasını sağlıyor. Çok ayrı bir sevgi, bir aşk bu. Bazı insanların, ne kadar anlatsam da, anlamasını beklemiyorum bu sevgiyi. Ancak konu Galatasaray olunca akan sular duruyor, gözümde herşey siliniyor sanki. Bana, şu zamana kadar yaşadığım en güzel günü bu kulüp yaşattı. O heyecanı canlı canlı stadta yaşamamı sağlayan aileme ne kadar teşekkür etsem azdır. 17 Mayıs 2000, hayatımdan silinemeyecek, harika bir gün oldu.
Yaşadığım her yerde, kullandığım her eşyanın bir köşesinde mutlaka sarı ve kırmızı renkler birliktedir ve bu durum ben ölene dek sürecek. Galatasaraylı olmaktan hep gurur duydum, duymaya da devam edeceğim.
İşte böyle benim hayatım. Hayatta değer verdiğin 3 şey nedir diye sorsalar, ailem, arkadaşlarım ve Galatasaray derim. Bir insan daha ne ister ki…………….

Her gün farklı bir yazarın kendisi için önemli bir günü anlattığı HerGünBiri.com'a hoşgeldiniz!

Burcu Yetkin
18 Kas, 2009
Canım arkadaşım çocuklugumun aynası olan kişilerdensin. yerin heeep farklı olucak:) Her yeni sene sana katkat mutluluklar yaşatsın bitanecim:)